Anlamlı Güzel Sözler

Öfkenin ateşi önce sahibini yakar, sonra kıvılcımı düşmanına ya varır, ya varmaz.

Sadi


Necip Fazıl Kısakürek Sözleri
Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Necip Fazıl Kısakürek Sözleri

Kendisi Şair-i Azam unvanına sahiptir. Daha öncelerinde maddi ve belli kaynaklar üzerine yoğunluk gösteren şairimiz hayatında bir dönüm noktası yaşayarak çok farklı bir noktaya ulaşmıştır. Bu dönüm noktası ise bir vapur seferinde karşılaştığı Abdülhakim Arvasi’dir. Şairi Azam’ın hayatı bu noktadan sonra değişecektir. Maddi dünyadan uzaklaşarak manevi bir yola çıkan şairin hayatındaki değişimler eserlerini ve düşüncelerini de etkilemiştir. Maddi manaların yerine Necip Fazıl Sözleri manevi anlamlara bürünmüştür. Bunlardan sonra hayatında aldığı kararlar üzerine fikirleri şekillenerek yenilenen biri olacaktır.  Kendisi bir dava adamıdır. Hayatının değişmesi üzerine üstlendiği bu karakteri en güzel şekilde taşıyarak önemli bir yere sahip olmuştur. Necip Fazıl Sözleri yapı itibari ile değerlidir. Sözlerin içinde bulabileceğiniz güzel mesajlar ile onu anlayabilirsiniz.  Aynı zamanda bulunduğu dönemde Büyük Doğu dergisini çıkarmıştır. Bulunduğu dönem için İslamcı olan tek dergidir. Necip Fazıl Sözleri ile bir değişimin insanın hayatını nasıl derinden etkilediğini anlayabilirsiniz. Aynı zamanda bu sözleri sosyal medyaya ait hesaplarınızda paylaşarak başka kişilerinde faydalanmasını sağlayabilirsiniz.

Çile çekmeyen insanlardan adam olmaz.

Zaten sensiz ve senden habersiz alınan nefes, varlığın değil, yokluğun soluğu…

Fezada “Allah diye bir şey yok” iddiası, Gel gör kaç füzeye denk, bir müminin duası…

Ölüm zorların zoru, yaşamak ondan da zor!

Adam olmak;
Cinsiyet değil, şahsiyet meselesidir.

Konuşsam dilim yanar, sussam kalbim.

Tutuşturanlar lügat kitabını elime, Bilsinler Allah’tan başka bilmiyorum kelime.

Ne gittiği sanılanın muhasebesi var, ne geldiği sanılanın

Uyumak istiyorum başım bir cenk meydanı, Harfsiz ve kelimesiz düşünmek Yaradanı!

Yarın elbet bizim, elbet bizimdir;
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
‘Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur.’

Kula kulluk etme! Unutma ki sen de kulsun. Ve kimseye gerektiğinden fazla önem verme! Yoksa, unutulursun…

Hangi dağa tırmansam  muradım ötesinde
Murad bugün değil her günün ertesinde.

Bilerek bilmeyerek Allah’a doğru yol almak vardır, varmak yoktur.Varabildiğimiz hiçbir şey, hiçbir ufuk Allah değildir.Allah sonsuzluktur.

Kadın; Hristiyanlıkta yol kesici bir engel,
İslamda ise yol açıcı bir kanattır.

Biz dünyada kimsenin bulamadığı huzuru arayacak değiliz…
Kalkar abdest, alır huzurda eğiliriz…

Gözler, ya merhamet ya da nefretin ışıldadığı bir kandildir.

Ağaçtan düşen yaprak nasıl ‘Kurumaya’ mahkumsa; gönülden düşen insan da ‘Unutulmaya’ mahkumdur.

“Nefis için yazdığı Şiir’i”
Güneşle bir tutsam girmez hizaya
Dar bulur sığmam der, dipsiz fezaya
Kuyruk salar, sonra hırlar ezaya
Benim nefsim, benim nefsim..ne köpek

Aldığımız nefesi bile geri veriyorsak, hiçbir şey bizim değil…

Neye baksam aynı şey, neyi görsem aynı şey…
Olan sensin, hey gidi hakikat sultanı hey!

-Bir de mezarın karanlığını düşünelim!.

Bu yük senden Allah’ım, çekeceğim, naçarım!
Senden sana sığınırım, senden sana kaçarım…

İki insan çeşidi vardır. Zaman geçtikte hataIarıyIa yüzIeşen! Zaman geçtikçe yüzsüzIeşen

Hasret bir rüzgâr, kapı kapı aralar geçer;
Gördüğüm her güzel şey, beni yaralar geçer.

Başına ne geldiyse annene ettiğin kötü muameleden bil!

Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı,
Elindeyse, beyazdan gel de sıyır beyazı…

” Armut deyip geçmeyin, onun ilk hecesi çoğu kişide yoktur!”

Kurban olduğum Allaha bile günde beş vakit ulaşabiliyorken, kendini ulaşılmaz sananlara selam olsun!

Akıl akıl olsaydı adı gönül olurdu,
Gönül gönlü bulsaydı bozkırlar gül olurdu.

-Filozofların bahsettiği değil, Peygamberlerin haberini getirdiği Allah!

Ayağın taşa takıldığında “Allah kahretsin” bile deme, dua et ki; taşa takılan bir ayağın var…

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya,
Alsa buz gibi taşlar, alnımdan bu ateşi,
Dalıp; sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi!

Başörtüsü bilime engelmiş! Siz uzaya mekik gönderdiniz de, başörtüsüne mi takıldı ?

Aydınlık yolu herkes bulur, mesele karanlık yolda ışık aramak.

Beni kimsecikler okşamaz madem,
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem.

Başkalarını düşürmekle yükselemezsiniz!

Tereddüt edersen bacakların seni taşımaz. “Yürüyeceğim” de, bas ve yürü!

Bir kalbim var ki benim, sevdiğinden burkulur,
Kahredenden ziyade, sevilenden korkulur.

Allah, ızdırabını çektirmediği şeyin, nimetini vermez.

Aşk korkuya peçedir, korku da aşka perde
Allah’tan nasıl korkmaz, insan onu sevse de.

Aşk, her şeyin başı ve sonu aşk

Her ağızda her telde fanilik dırıltısı,
Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı.

İlim cehaleti kaldırır,fakat ahmaklığa bir şey yapamaz..!

Ölüme ilaç ölümdür.

Öyle bir devim ki, hakikatte pireyim,
Bir delik gösterin de utancımdan gireyim.

İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork!

Çok sıkıldıysan hayattan, bir mezarlığa git. Ölüler iyi bilir; yaşamak güzeldir..

İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa, İmha için de o kadar cehalet kafidir.

Bazı insanlar alçak gönüllüdür, bazıları da alçak olmaya gönüllüdür.

Davası olmayan fikir işsizi, sadece dedikodu yapar.

Annesi gül koklasa ağzı gül kokan çocuk Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk Çocukta uçurtmayla göğe çıkmaya gayret Karıncaya göz atsa niçin? Nasıl? ne hayret.

Her ağızda her telde fanilik dırıltısı, Sonunda tek bir şarkı, tabutun gıcırtısı.

Hayatı müsvedde yaşamayın.Temize çekmeye vaktiniz olmayabilir.

En büyük rahat, rahatsızlığa alışmaktır.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.