Anlamlı Güzel Sözler

Büyük insanlar, bütün acılara şikayetsiz katlanırlar.

Schiller


Namık Kemal Sözleri
Namık Kemal Sözleri

Edebiyat kitaplarının usta isimleri arasında bolca gördüğünüz, ilklerin adamları arasında yer alan kişi “Namık Kemal’dir.”  Aynı zamanda Genç Osmanlı Hareketine mensup olmuştur. Kendisi şair, yazar, devlet adamı ve gazetecidir. Bu yüzden yazın hayatında ve edebiyat dersleri sırasında adına sürekli denk geleceğiniz biridir. Tanzimat Devri’nin aydınları arasında yerini almaktadır. Yurtseverlik, hürriyet ve millet kavramlarına bağlıdır. Sakız Adası’nda hayat veda etmiştir. İstanbul’dan uzaklaştırılmış ve bu sebeple Erzurum’a vali muavini olarak atandı. Bu göreve gitmek istemediği için Ziya Paşa ile beraber Paris’e gitmiştir. Namık Kemal Kitapları ile birçok ilke imza atmıştır. Namık Kemal sözleri içinde vatan, kanun ve nizam barındırır. Tarihi romanları ve eleştirileri aynı zamanda Namık Kemal tiyatroları ile edebiyata güzel katkılar sağlamıştır. Galeride bulunan Namık Kemal resimli sözlere bakarak istediklerinizi sosyal medya hesaplarınızda paylaşabilirsiniz.

Okumayı Öğrenmek, En Güç Sanattır. Ademin Hayvaniyeti Yemekle, İnsaniyeti Okumakla Kaimdir.

Öç! Ne sevimsiz, ne iğrenç söz! Öç alınacak da ne olacak? Yiten mutluluk geri mi gelecek?

İnsanoğlu böyledir; bir emelin ardından mütemadiyen koşar durur; sonra o emel gerçekleşmeye yüz tuttuğu zaman da yanına yaklaşmaya cesaret edemez.

Vatan sevgisinden maksat, toprağa değil, onun üstünde yaşayan insanlara duyulan sevgidir.

Masumluktan uzak bir sevginin, son vermeye kalkışılınca şefkatsiz bir kine dönüşmesi tabiidir.

Vatanın Bağrına Düşman Dayamış Hançerini; Yok Mudur Kurtaracak Bahtı Kara Mâderini? Atatürk’ün Bu Soruya Cevabı: Vatanın Bağrına Düşman Dayasın Hançerini; Bulunur Kurtaracak Baht-I Kara Mâderini!

Sevdiğini üzmemek için doğruyu gizleme! Çünkü bir vakit gelir ki sevdiğin o gizlediğin haberi öğrenir de korktuğundan fazla üzülür.

Ah, vatanını sevmeyen adamdan nasıl aşk beklersin?

Bilir misin, insana, hâline ağlayan bir insan görmek ne büyük avunmadır!

Vatan! Vatan! Vatan tehlikede, diyorum işitmiyor musun? Beni Allah yarattı, vatan büyüttü. Beni Allah besliyor, vatan için besliyor! Ben anamın karnından vatana geldiğim zaman açtım, vatan karnımı doyurdu! Çıplaktım, vatan sayesinde giyindim. Vatanın nimeti kemiklerimde duruyor. Vücudum vatanın toprağından, nefesim vatanın havasından!

Devlet, halkın ne babasıdır, ne hocasıdır, ne vasisidir, ne lalasıdır.

Bazen fikirlerini de değiştirmelisin çünkü, sen fikirlerinin kölesi değil, sahibisin.

Paşo: Ay oğul, sen çocuk musun? Sanki onu İsmet’ten ayırmak, canından ayırmaktan daha mı beterdir?
Kaplan: Ömründe kimseyi sevmemişsin ki, ayrılık acısının ne olduğunu bilesin!

Kimsenin lütfuna olma tadip, bedeli cevheri hürriyettir.

İnsan vatanı sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı vatan sayesinde kaimdir.

Ufuk, aynı umut gibidir. Sen hep yaklaşıyorum sanarak gidersin, o hep senin ilerlediğin kadar uzaklaşır.

Kimse takdir edemez alemde, Kendi mahiyetini reyi ile. Münferit vasıta-i rüyet iken, Göremez kendini dide bile.

Terbiye ana kucağından başlar; her söylenilen kelime, çocuğun şahsiyetine konan bir tuğladır.

İnsan, ne idrâksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendi öleceğine inanmak istemez.

Okumayı öğrenmek, en güç sanattır.

Vatan sevgisinden maksat, toprağa değil, onun üstünde yaşayan insanlara duyulan sevgidir.

Ben en küçük bir lutfuna can vermeye hazırken, yüzlerce kere yazıklar olsun ki; beyim, ellere aldandın da beni zulümle öldürdün.

İnsan ne söylediğini bilmeli, fakat her bildiğini söylememelidir.

İnsan her nefesini mezardan uzaklaşmak için alır ama her nefes alışında ömründen bir nefeslik zaman azalır.

Kaybolmuş olan Yusuf bir gün mutlaka Ken’an ülkesine geri döner. Üzülme. Bu hüzünler kulubesi de bir gün gül bahçesine dönüşür üzülme!

Sevgi birden doğabilir, fakat birden geçmez.

Vatan yaşamazsa, insan yaşamaz. Belki yaşayan bulunur. Evet! Belki bulunabilir. Yok yok, yaşayan bulunur; ama insan değildir. İnsan vatanının ayaklar altında çiğnendiğini görürse yaşamaz

Yüksel ki yerin bu yer değildir; Dünyaya gelmek hüner değildir.

Daha yaşım on üçe varmadan akrabalarım benim namusumu satarak zenginlenmeye kalkıştılar.
*O yaşta bir ÇOCUK namus nedir, insanlık ne türlüdür, adam kendini nasıl korumaya muktedir olur nereden bilecek ?

Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini; Yok mudur kurtaracak baht-ı kara mâderini?

Süt çocukları beşiğini, çocuklar eğlendiği yeri, gençler geçimlerinin sağlandığı yeri, ihtiyarlar dünyadan ellerini-eteklerini çektikleri yalnızlık köşelerini, evlat anasını, baba ailesini ne türlü duygularla severse insan da vatanını öyle duygularla sever.

“Güzelliği seyretmek yetmiyor da elini uzatırsın
Ey acı çeken âşık, sen buldukça bunuyorsun.”

Hokkamı dilenci çanağı, kalemimi iktidar değneği yapmayacağım.

İnsan, dünyada sevdiği kadar yaşar!

Bize gayret yaraşır, merhamet Allah’ındır. Hükmü ati ne fakirin, ne de şeyhin şahındır

En güzel çiçeklerin arasından bile yılan çıkıyor.

Ne efsunkâr imişsin ah ey didâr-ı hürriyet Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten.

Her gün bin kere kendini öldürmeye kalkışırdı. Sonra bu dünyaya kendi iradesiyle gelmediğini düşünerek, öteki dünyaya da kendi isteğiyle gitme hakkını kendinde göremezdi.

Düşene gülen, acıyandan çok bulunur…

Ne mümkün zulm ile bidâd ile imhâ-yı hürriyet. Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten.

Bana kalırsa insan dünyada bir kere yaşadığı gibi ömründe bir kere sever.

Seni gördükçe ne düşünüyorum biliyor musun?
Sen gittikten sonra aklımda kalacak olan hayalini kıskanıyorum.
Delilik… Değil mi?

Pis kokuyor dediler Geziye. Analarımız geldi, Cenneti bize getirdi. Analara Kıymayın Efendiler!

Dünyanın nasıl bir sıkıntı kapısı olduğu malum. İnsanın ne kadar zayıf bir yaratık olduğunu da tarife gerek yok.

Halkına zulmü reva gören bir anlayışı lanetliyoruz. Zulüm ile abad olunmaz!

Herkes bilir ki, ciddi şeylerin çoğu uysallıktan doğar.

İnsanoğlu garip bir yaratıktır. Zamanla her şeye alışır ve alışmadığı her şeyden korkar.

Hain bir gönül, kararsızlık badirelerini atlatıncaya kadar ne derece hafif olursa, bir merkezde karar kılınca o derece aldatıcılığa başlar.

Gavgâda şehdetle bütün kâm alırız biz. Osmanlılarız can verir nâm alırız biz.

Halka söylemekten utanacağın bir işi yapmaktan nasıl utanmazsın? Sen herkesten alçak mısın ki yaptığın bir işi ötekinin berikinin bilmesinden utanç lazım gelsin de yalnız senin bilmenden utanç lazım gelmesin?

İlkbaharın en büyük güzelliği -oldukça bol gördüğümüz ve bu yüzden alıştığımız için horladığımız- çimenlerdir.

Ne sin iledir, ne sal iledir, ne cah iledir, ne mal iledir, beyim ululuk, kemâl iledir.

 

Bir ülkedeki ahlak bunalımının bir kaynağı da ana babaların çocuk eğitiminde tuttukları yoldur.

İnsan, ne idraksiz mahlûktur! Herkes kimsenin sağ kalmadığını bilir de, kendi öleceğine inanmak istemez.

Meğer herkes, canını göze alınca insanlara yardım edebilirmiş! Ah, eğer insan olmakta, insanlığa hizmet etmekte ne kadar tat olduğunu bilseydi, dünyada hiç kimse başka bir isteğe düşmezdi!

Ey dostum, eğer senin yüzünden âlem bana düşman da olsa umurumda değil. Zira bana dost olarak yalnız sen yetersin.

İnsan vatanı sever, çünkü hürriyeti, rahatı, hakkı vatan sayesinde kaimdir.

Geldi sabah-ı ruz-i civaniye infilak
Eyyam-ı fitne erdi belalar mübareği
( Gençlik günün sabahı açıldı, fitne günleri geldi. Belalar uğurlu olsun.)

İnsan her adımını mezardan uzaklaşmak için atar, yine de her adımda mezara bir adım daha yaklaşır.

Dünyaya gelmek hüner değildir
Bize gayret yaraşır, merhamet Allah´ındır
Hükmü ati ne fakirin, ne de şeyhin şahındır…

Kimse Takdir Edemez Alemde Kendi Mahiyetini Reyi İle/Münferit Vasıta-ı Rüyet İken Göremez Kendini Dide Bile (Kimse Kendi Niteliğini Kendi Görüşüyle Algılayamaz. Tek Görme Organı Göz Olduğu Halde Gözün Kendini Göremediği Gibi)

Mazi ne halde olursa olsun şimdi hiçlik mezarına gitti. İlerisini düşünelim.

Ne Mümkün Zulm Ile Bidad Ile Imha-I Hürriyet.

Mezarda ruh bulunmaz… Bir kere ruh görebilsek, kim bilir ne kadar güzeldir… Böyle etten kemikten yapılmış alelâde vücudu o derece güzelleştiren ruh değil de nedir?

Zihin Fukara Olunca, Akıl Ukala Olurmuş.

“Ben kalbimi gözlerinin önüne dökebilirim. Fakat onun içindeki duyguları sen görebilir misin, bilmiyorum!”

Düşene Gülen Acıyandan Çok Bulunur.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ