Anlamlı Güzel Sözler

Cam kırıkları gibidir bazı kelimeler,ağzına dolar insanın.Sussan acıtır...konuşsan kanatır.

İstanbul


Konfüçyüs Sözleri
Konfüçyüs Sözleri

Çinlilerden çıkan büyük bilgelerden bir tanesidir. Filozoftur ve siyasi yöneticilik yapmıştır. Aynı zamanda Çin tarihinde yer alan resmi dinin temel öğretilerini kuran kişi olarak adına rastlayabilirsiniz. M.Ö zamanlarda 551 yılında doğmuştur. Babası hayata veda ettikten sonra annesi tarafından oldukça mütevazı bir şekilde büyütülmüştür. Bulunduğu dönem içerisinde kendine edindiği bir takım hedefleri vardı. Bunlardan biri de ahlak değerlerini canlandırmak ve yaymaktı. Konfüçyüs sözleri size belli öğretileri aşılarlar. Tarih sahnesi içinde filozoflar arasında önemli isimlerden biridir. Ölümünden sonra birçok farklı kaynaktan farklı eklemeler yapılmıştır. Bu yüzden yaşadığı hayat ve savunduğu değerleri birbiriyle tutarlı olup olmadığı ise şüpheli bilgiler arasındadır. Konfüçyüs Hayatı hakkında verilen bu kısa bilgiyi kullanabilir, ve bu güzel sözleri hayatınızda uygulayabilirsiniz. Aynı zamanda galeride yer alan resimli Konfüçyüs resimli sözlere bakabilirsiniz.

Tanrım bana kitap dolu bir evle çiçek dolu bir bahçe ver.

Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner!

Karanlığa söveceğine, bir mum yak.

Okumayı bilirsen her insanın bir kitap olduğunu göreceksin

“Konfüçyüs, öğrencilerine ders veriyordu. Sınıfa elinde dar uzun bir vazo ile geldi. Tüm öğrencilerin görebileceği şekilde vazoyu havada tuttu. Diğer elinde de bir elma vardı. Elmayı vazonun içinde koyduktan sonra, vazoyu yere bıraktı ve şöyle dedi;
Elmayı vazodan çıkarmayı başaran öğrenci, elmayı alabilir.
Öğrencilerden biri atıldı ve elini vazonun dar ağzından içeri soktu.
Elmayı yakaladı, çıkarmaya çalıştıkça elma elinden kaydı. Bir de elini vazoya sıkıştırdı, bağırmaya başladı:
Elimi çıkaramıyorum!
Konfüçyüs;
Elmayı sıkı sıkı tutmaktan vazgeçmezsen, elini çıkaramazsın.
Öğrenci biraz daha uğraştı, elmayı elinden bırakmak istemiyordu; ama sonunda mecburen bıraktı. Elini vazodan çıkardı. Konfiçyus’a sordu:
Elmayı vazodan çıkarmanın bir yolu var mı?
Konfüçyüs, nasıl olacağını göstereyim dedi ve vazoyu ters çevirdi. Elma kendiliğinden vazonun içinden yuvarlanıp çıktı. Öğrenciler çözümün bu kadar basit olması nedeniyle gülmeye başladı.
Konfüçyüs, öğrencilerine elmayı göstererek dedi ki:
Göründüğü gibi basit değil, bazen bırakabilmek daha zordur. Eğer bir şeyi zorla tuttuğunuzda, ulaşmak istediğiniz şeyi engellediğini görüyorsanız, o zaman onu özgür bırakmalısınız.
Hayatın akışında bazen ulaşmak istediklerinize onları yakalamaya çalışarak değil, onların size gelmelerine izin vererek ulaşabilirsiniz. Bazen en doğrusu olayları kendi akışına bırakıp müdahale etmemektir. Sorunlara bakış açınızı değiştirdiğinizde farklı çözümler bulabilirsiniz.”

Araştırma yapıldığı zaman ancak bilgi artırılabilir; bilgi artırıldığında ancak istek samimi olabilir……istek samimi olduğunda ancak akıl ıslah edilebilir; akıl ıslah edildiğinde ancak özel yaşam iyileştirilebilir; özel yaşam iyileştirildiğinde ancak aile yapısı düzeltilebilir. Aile yapısı düzeltildiğinde ancak devlet düzen içinde yönetilebilir

Bilen kişiyle dost ol, çünkü seni aydınlatır. Bilgisiz kişiyle dost ol, çünkü sen onu aydınlatırsın. Bilmediğini bilmeyenlerden hemen uzaklaş, çünkü onlar aptaldır, seni de aptallaştırır.

Dal rüzgarı affetmiştir, ama kırılmıştır bir kere.

İnsanlar sahip olduklarını küçümser, sahip olamadıklarını önemser.

“Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen, bende bir elma, sende bir elma olur. Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen, bende iki bilgi, sende iki bilgi olur.”

Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.

Eş seçmek, kitap seçmeye benzer; iyi tasarlanmış bir kapak ve cilt ilginizi çekebilir ama içeriği sağlam olmadıkça, sonunu getirmek zordur.

Bildiğini bilenin, arkasından gidiniz.
Bildiğini bilmeyeni, uyandırınız.
Bilmediğini bilene, öğretiniz.
Bilmediğini bilmeyenden, kaçınınız.

İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen adamdır.

Derin olan kuyu değil, kısa olan iptir.

” İyi insanlar daima kaybederler,
Çünkü adil dövüşürler,
İyi insanlar daima kaybederler,
Çünkü dürüsttürler,
İyi insanlar daima kaybederler,
Çünkü kazanmayı önemsemezler. ”

Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma.

Kendisinden çok, başkalarından az isteyen bir insan kendini kötülüklerden uzak tutar.

Sevdiğin işi meslek edinirsen, hayatında bir gün dahi çalışmış olmazsın.

Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.

”Bir yerde küçük adamların büyük gölgeleri görünüyorsa, orada güneş batıyor demektir.”

İnsanlar beni tanımıyor diye üzülmeyeceğim; insanları tanımıyorum diye üzüleceğim.

Bilenle tartışabilirsin, bilmeyenle tartışabilirsin. Ama bildiğini sananla tartışmak ahmaklıktır.

Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.

Okumak, öğrenmek, uzun zamandır görmediğin dostlarını görmek; bunlar değil midir mutluluk?

Değerli bir insan gördüğümüz zaman onun gibi olmayı düşünmeliyiz. Değersiz bir kimseye rastladığımız zaman geri dönmeli ve kendimizi incelemeliyiz.

Hiç kimse başarı merdivenini elleri cebinde tırmanmamıştır.

Aşk, dörtnala giden at gibidir, ne dizginden anlar, ne söz dinler.

Bir kelime kararını, bir duygu hayatını, bir insan seni değiştirebilir.

Önderler nazik olurlarsa, halkları saygısızlığa cesaret edemez. Önderler adil olurlarsa halkları serkeşliğe cesaret edemez. Önderler güvenilir olurlarsa, halkları yalancılığa cesaret edemez.

Gerçek bilgi, insanın ne kadar cahil olduğunu bilmesidir.

Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri varsa, o yerde güneş batıyor demektir.

Susmak, insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.

Eğer kişisel olarak dürüstsen, işler emir verilmeden de yürür. Eğer kişisel olarak dürüst değilsen, emir versen de seni kimse dinlemez.

Gül veren ellerde güzel koku kalır mutlaka. Paylaşmayı bilenlerin de iyilikleri karşılıksız kalmaz asla.

Gerçek bilgi, insanın ne kadar cahil olduğunu bilmesidir.

İnsanlar beni tanımıyor diye üzülmeyeceğim; insanları tanımıyorum diye üzüleceğim.

Kelimelerin kuvvetini bilmeyen insanlarla esaslı bir konuyu konuşmak mümkün değildir.

Duyduğumu unuturum, gördüğümü hatırlarım, yaptığımı anlarım.

Marifet hiç düşmemek değil, her düştüğünde kalkabilmektir.

Herkesin bir güzelliği vardır , herkes görmese de…

Nasıl ki elmas yontulmadan mükemmelleşmezse, insan da acı çekmeden olgunlaşamaz.

Bir kitabı her açışınızda yeni bir şey öğrenirsiniz.

Alkışı en sessiz şekilde karşılayan, alkışı hak etmiş demektir.

Ya bir yol bul, ya bir yol aç, ya da yoldan çekil.

Güzel yeteneklerin dahi olsa, kibirli ve cimriysen, diğer özelliklerine göz atmaya bile değmez.

Dış görünüşe bakıp insanları küçümseyenlerle konuşmaya çalışmak zaman kaybıdır.

Eylemlerinde tutarlı olmayanlarla dostluk edersen, ya çok sınırsız yada çok kısıtlı olursun. Çok sınırsız olanlar çok saldırgandır, çok kısıtlı olanlar çok edilgindir.

İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir.
Birbirine düşman eden iletişimsizliktir.
Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir.

Gerçek iyilik, insanın yüreğinden fışkırır. Bütün insanlar iyi doğarlar.

Etraflıca çalış, doğru bir şekilde araştır, dikkatlice düşün, düşündüklerini gözden geçir, ciddi ve samimi bir şekilde uygula.

Hayat gerçekten basit ama biz karmaşıklaştırmakta ısrar ediyoruz.

Adalet kutup yıldızı gibi yerinde durur ve geri kalan her şey onun etrafında döner.

İdare etmek dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen yanlış olmaya kimse cesaret edemez.

Eğitimli insanlar öncelikle adalete değer verir. Eğitimli insanlar adalet olmadan cesaret sahibi olunca asi olurlar. Küçük insanlar adalet olmadan cesaret sahibi olunca haydut olurlar.

Güneşin sana ulaşmasını istiyorsan gölgeden çık.”

İsteyenler bilgilerini genişletmelidirler. Bilgilerini genişletmek isteyenler önce araştırmalıdırlar.

Ne kadar insan tanırsam, o kadar insan affediyorum.

Bir ülke iyi yönetiliyorsa, yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı, utanç verici bir şeydir. Bir ülke kötü yönetiliyorsa, zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.

”Başarı hazırlığa bağlıdır ve hazırlık olmadan başarısızlıkların ortaya çıkması kesindir.’

Bir memleketin nasıl yönetildiğini anlamak mı istiyorsunuz, onun müziğine kulak veriniz. Nerede güzel eserlerden oluşmuş bir uyum vardır; orada adalet ve erdem hüküm sürer.

İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen insandır.

İdare etmek dürüstlük demektir. Sen doğru yönetirsen yanlış olmaya kimse cesaret edemez.

Her şeyin güzel bir yanı vardır, ancak herkes göremez onları.

Esinlenmemişse öğretmem, kendini beğenmişse aydınlatmam. İnsanlara bir köşeyi gösterdiğimde, diğer üçünü bulamamışlarsa, tekrar etmem.

Üstün insan öteki insanlara saygı gösterir, o zaman dünyanın dört bucağında oturanlar, onun kardeşi olur.

Güzelliği sevdiği kadar, erdemi de seven bir insanı daha görmedim.

Yapılmış şeyler üzerinde konuşmak lüzumsuzdur, geçmiş şeyleri ayıplamak da manasızdır

Eğitimli insanlar adaleti ilke edinir ve onu düzenli bir biçimde yürütür; onu alçak gönüllülükle kurar ve sadakatle gerçekleştirir.

Öğretmek iki kere öğrenmek demektir.

Hiç erişemeyecekmişsin ya da her şeyi yitirecekmişsin gibi çalış.

Konuşmaya değer insanlarla konuşmazsan insanları, konuşmaya değmez insanlarla konuşursan kelimeleri yitirirsin. Sen öyle biri ol ki ne insanları, ne de kelimeleri yitir.

Öğrenip düşünmeyen insan bir kayıptır. Düşünüp öğrenmeyen insan ise büyük tehlike…

Kelimelerin gücünü anlamadan, insanların gücünü anlayamazsın.

Bilgelik, insanlık ve cesaret; üç evrensel değer…

Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et. İşte bu bilgidir.

“Erdemli insanların dokuz düşüncesi vardır:
1. Baktıklarında berrak görmeyi düşünürler,
2. Dinlediklerinde iyi duymayı düşünürler,
3. Görünüşleri bakımından cana yakın olmayı düşünürler,
4. Davranışlarında saygılı olmayı düşünürler,
5. Konuşmalarında doğru sözlü olmayı düşünürler,
6. İşlerinde ciddi olmayı düşünürler,
7. Kuşkuya düştüklerinde soruları nasıl soracaklarını düşünürler,
8. Öfkelendiklerinde sorunları düşünürler,
9. Kazancı gördüklerinde adaleti düşünürler…

Her şey bir güzelliğe sahiptir fakat bunu herkes görmez.

Küçük avantajların peşinden koşarken büyük başarılardan olabilirsiniz.

Bilmeden hareket edenler vardır; bunu kabullenemem. Çok dinlemek, iyiyi seçmek ve izlemek, çok görmek ve gördüklerini tanımasını bilmek: bu bilgiye çok yaklaşmaktır.

Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır.

Elbette zenginlik ve şan istersiniz; her insan ister bunları. Asıl soru şu, “Nelerden vazgeçebilirsiniz?”

Çizik bir elmas, çizik olmayan bir çakıl taşından daha iyidir.

İnsanlıktan yoksunsa biri, gerçek değildir yaşadığı hiçbir mutluluk.

Bir insanın akıllı davranması için üç yol vardır: Birincisi iyi düşünmektir. Bu en soylusudur. İkincisi, taklit etmektir. Bu en kolaydır. Üçüncüsü, denemiş olmaktır. Bu en acısıdır.

Akıllı insan kimseyle yarışmaz, böylece kimse onunla yarışamaz.

 

Düşünmeden öğrenmek kaybedilmiş bir emektir, zaman kaybetmektir.

Erdemliliğin özelliklerini sorunca, Üstat şu yanıtı verdi: “Güçlükleri yenmeyi birinci görevi olarak kabul eden ve ödülü sonraya bırakan kişiye Erdemli denir.”

Akıllı kişiler gördüğünde, onlara denk olmayı düşün. Akıllı olmayanlar gördüğünde, içinden kendini düşün.

Bir tane azimli işçi bin köleye bedeldir.

Okudum, unuttum, gördüm, hatırladım, yaptım, öğrendim.

İşini seven insan hayatı boyunca hiç çalışmamış sayılır.

Bir öğrenci dostluğu sordu. Konfüçyüs dedi ki: Doğruyu konuş ve onları iyi yollara yönelt. Eğer uymazlarsa o zaman dur ve kendini onlar için alçaltma.

Bugünlerde anaya babaya bağlılık demek, bir kimsenin ailesini geçindirmesi olarak anlaşılıyor. Ama köpek ve atlar da aynı şeyi yaparlar. Saygı olmazsa bunu ötekinden nasıl ayırt edebiliriz?

Örnek insanlar adaleti anlar. Adaleti anlamayan adaletsiz olur.

Bir ülke iyi yönetiliyorsa, yoksulluk ve düşkünlüğün varlığı utanç verici bir şeydir. Bir ülke kötü yönetiliyorsa zenginlik ve onur gibi şeylerin varlığından utanç duyulmalıdır.

Sadakat ve bağlılığı en öne yerleştir; kendin kadar iyi olmayanlarla ilişki kurma ve hata yaptığında değiştirmekten çekinme.

Yanlışlarını anlamış ve kendisinin suçlu olduğunu kabul etmiş bir kimseye henüz rastlamadım.

Devlet düzen içinde yönetildiğinde ancak dünyada barış tesis edilebilir.

Eğer kişisel olarak dürüstsen, işler emir verilmeden de yürür. Eğer kişisel olarak dürüst değilsen, emir versen de seni kimse dinlemez.

Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan ve eski taahhütlerini unutmayan insan mükemmel bir insandır.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ