Anlamlı Güzel Sözler

İnsan hep ister filmdekiler gibi birinin kendini sevmesini ama onlar hep filmlerde olur. Çiçek Abbas

Dene


İnstagram Sözleri Bio Yazıları
İnstagram Sözleri Bio Yazıları

Her geçen gün kullandığımız sosyal medya hesap sayısı artmakta. Kendimize dair paylaşabileceğimiz bir alanın varlığı git gide çoğalmakta. Bu yüzden bizi tanımlayan mükemmel cümlelerin arayışı içinde oluyoruz. Çünkü az kelime ile kendimize dair detaylı bir ip ucu verecek bu bio yazıları bir çoğumuz için ciddi bir önem arz ediyor. Fakat anlamadığımız durumlarda var. Kendimizi nasıl tanımladığımız ve insanların bunu nasıl değerlendirdiğin ne önemi var ki. Bir şekilde bir şeyleri yaşıyoruz ve kendimiz gibiyiz. Başka insanlara kendimizi anlatmak ya da etkilemek değiliz. Tek yapmamız gereken kendimiz olmak ve kasmamak. Sosyal medya hesaplarındaki bio yazıları sizi anlamak için hiçbir zaman yeterli olmayacak. İllaki ben kendimi tamamlayacağım bir bio yazısı arıyorum diyorsanız aşağıda istediğiniz güzel bio yazıları var.

Kalbim karla karışık aşk yaşıyor bugünlerde, beynim ise dolu dolu seni düşüyor.

Evlâ Leke Fe Evlâ (Kırdığın Yerden Kırılacaksın.)

Yaşamak güzeldir; seninle yaşamak daha da güzeldir.

Bir erkekle mutlu olmak istiyorsan onu anla, sevmesen de olur. Bir kadınla mutlu olmak istiyorsan onu sev, anlamasan da olur.

Seni okuldan, seni derslerden daha çok, seni ev ödevlerinden de daha çok seviyorum sevgilim ama ne olur benden seni boş derslerden daha çok sevmemi isteme.

Tek bir bedduam var; sarıldığın her insanda beni hatırla…

Bir insan kıskanıyor, bağırıyor, hesap soruyor, alınıyorsa aşıktır. Ama anlayana

Ne halim varsa görmekle meşgulüm. Ayran içerim, pizza yerim. Bir de Nutella benim her şeyim…

Yarınlar güzel olacak demişlerdi daha ne kadar yatıp kalkacağız.

Dürüstlük pahalı bir mülktür, ucuz insanlarda bulunmaz.

Geceler kıskandı beni seni sevdim diye, yalnızlığımı seninle paylaştım diye.

Arza hacet yok halim sana ayandır… Dile gerek yok, sessizliğim sana beyandır… Söze lüzum yok, susuşum sana kelamdır… Kelama ihtiyaç yok, aşk sana figandır…

Aşkın kapısı her zaman açık, önemli olan sen aşka açık mısın?

ب de nokta olmak varken ج ‘in karnına asılmak niye.
Biz de sevmesini biliriz, sevmeyeni gözümüzden de gönlümüzden de sileriz.

1982 doğumlu, mükemmel bir eşe, ortancası felaket olan üç kıza ve sürekli gülümseyen bir yüze sahibim…

“Boşver” kelimesi de olmasaydı hayat çekilmezdi.

Dünyada yapılacak onca hata varken aynı hatayı tekrarlayıp duran bir âdemoğlu…

Senin için ölürüm diyenler, ben bu bölümü çok izledim geçelim bu bölümü.

Aslında çizen bayan, çoğu zaman gülen bayan, sıklıkla ağlayan bayan, yer yer sıkılan bayan, ara sıra depresif bayan,

İstanbul’a aşık bayan, nutellaya ölen bayan, hepinzi seven bayan

Oluruna bıraktım, olmuyorsa tamamen bırakacağım.

Hayatınız kötü bir yola girmişse unutmayın; direksiyondaki sizsiniz…

Eskiden aşklar çeşme başında, su yolunda başlarmış, şimdi ise telefon ya da bilgisayar başında başlıyor.
YAPILIŞI: Ses en şımarık haline inceltilir, kafa sağa sola hecelerce çevrilir. SÖYLENİŞİ: Twitter’ı sevmiyorum sevmiyorum sevmiyorum…

Önemsediğim tek bir şey var, o da artık hiç kimseyi önemsiyor olmam.

Tarihte erkeklere söylenmiş en büyük yalan,lan sana kız mı yok…

Aşk ne güzeldir ayrılığı olmasa, sevmek ne hoş bir duygudur göz yaşı olmasa, sevda ne büyük bir aşktır yangını olmasa.

Hayattaki asıl önemli şey istediğini almak değildir, aldıktan sonra onu hala istemektir.

Herkesi geçtim de senin de öyle düşünmen kalbimi acıttı.

Oluruna bırakırım, olmadı bırakırım.

Benimkisi aşkı elinde uçurtma rüzgarın çıkmasını beklemek gibi bir bekleyiş.

Ayrılıktan sonra, kalbini bir müddet ilişkiye kapatmak; Yalnızlığı değil, asilliği gösterir.

Senin bana aşık olman tahmini ne kadar sürer?

Neden sancılar eksik olmaz,iyi insanların yüreğinden?

Aşkta mutluluğu ve nefreti çok iyi bilirim, ben ikisini de yaşadım.

Tavada panik baklava hamuru -Homeostazimi arıyorum, yarışmaya mutfaktan katılıyorum… -Bravo salak.

Seversin acı çekersin, dürüst olursun kaybedersin, iyi niyetli olursun kaybedersin, yardım edersin kaybedersin.

Velhasıl ne yaparsan hep kaybedersin.

Zeki, çevik ve ahlaksızım ama tabi ki bir Alex değilim.

Gözden düşen gönülden de düşermiş, akıldan silinen yürekten de silinirmiş.

Aradığı zaman uyuyormuş gibi rol yaptıklarımız var. Bir de uyurken aradığında ‘uyumuyordum konuşabiliriz’ dediklerimiz.

Çocukken sadece odamızı toplama sorumluluğumuz vardı, şimdi ise dağılan hayatlarımızı.

Ah benim sevdasında bencil ama yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzel darmaduman ediyorsun beni.

Günlük, aylık, yıllık değil ömürlük olsun sevgin.

Tarih öğretmenlerine verilen kontenjan artık artsın diye sürünen öğretmen…

Ben sana her fırtınada sığınacak güvenli bir liman olurum diyen adamın, denizinde boğuldum ben.

Sabah ne giyeceğini kara kara düşünüp cinnet geçirirken, önündeki 15 senenin planını kafasında hazır tutan kişiye ‘kadın’ denir.

Bu saatten sonra sende fırtına bile kopsa, bende yaprak oynamaz.

Ailesiyle vakit geçirmeyen bir erkek asla gerçek bir erkek olamaz…

Ben bu hayatta ne göreceksem seninle göreyim, uğrunda ölmek mi öl de hemen öleyim.

Atanamayan, atanamadığı için evlenemeyen, ömür boyu nişanlı kalmak istemeyen bir edebiyat öğretmeni

Hayal kurmayı seviyorum çünkü orada her şey yolunda.

Anlamayacaklara anlatma sakın bilebileceğin en güzel şeyleri.

Sen yine de bana nasılsın diye sor. Kötüysem iyi, iyiysem süper olurum.

Söyle nasıl yaşayayım ben seni. Ya anlat bana kendini, ya her defasında takma bana çelmeni! Hadi uzat bana ellerini…

Bir gün beni anlayacaksın, işte o zaman çok ağlayacaksın.

Annesinin Alime hanımı, babasının kızı, kardeşlerinin hangi filmi izleyelim? Sorusunun tek muhatabı, Yaratıcısına şükrünü eda etmeye çalışan aciz bir kul…

Sen benim yüzdüğüm ama dibini göremediğim, boğulmaktan korktuğum denizim gibisin.

Konuştuğum kadar susmayı da öğrenirsem belki çekilebilir biri olabilirim…

Mutlu sonla bitmeyen bir aşk filmi gibisin.

Ben dindar bir çocuktum su tabancamın içine hep zemzem koyardım. Şimdiler de ise İstanbul Üniversitesi Türk Dili

Edebiyatı öğrencisiyim tabancamda da sözcükler var.

Sensiz geçen günlerin telafisi olmayacak.

Gökte ararken yerde bulduğum olmadı hiç. Ama yerde bulup da göklere çıkarmışlığım çoktur.

Sen gittikten sonra ben bir türlü kalbimle yüzleşemedim, senin gittiğini hala ona söyleyemedim.

Alelade bir kız çocuğu! Melek yüzlü(!) şeytan… Aslında tipik bir ‘Oğlak’ kızı. Ha! Bir’ de ÖSYM’den nefret ediyor…

Bak güzelim sevgilim ol, aşkım ol, canım, cananım ol ama sakın hayal kırıklığım olma.

Twitter’ı yeni açtım ve tüm ezikliğimle karşınızdayım…

Sahra çölü kadar büyük bir kalbim var gel susuzluğuma serap ol.

Otuz sene saatim işlemiş ben durmuşum, gökyüzümden habersiz uçurtma uçurmuşum… Bu beni özetlemeye yetiyor.

Başka bir şey söylemeye gerek yok…

Ben kimseye zorla gel kalbime gir demedim, zorla da çık git demedim, bende zorlama yok.

Gönül kazanmanın, gönülde taht kurmanın yolu; gösterişsiz pazarlıksız güler yüzdür…

Hayat bu bir CD yazar gibi bir kere yazıldı mı bir daha ne silebilirsin ne de değiştirebilir.

Bulutlar diyorum. Onlar varken, insanın en üstün olduğunu iddia etmesi saçma. Büyüyünce bulut olmak istiyorum.

Odamın penceresi küçük prensin yıldızına bakıyor.

Umutlar bitse de hayaller bitmez, bedenler terk etse de gönüller unutmaz.

Bazen yoğurdu siz yaparsınız, kaymağını başkası yer… Kaymağımıza göz koyanlara lanet okuyan kız çocuğu…

Ölürsem beni köyümün mezarlığına gömsünler. (Genelde öyle yapıyorlar zaten de benimde bir vasiyetim olsun dedim.)

Altmış ikiden tavşan yapmayı, matematik problemi zanneden bir çocuğun çaresizliğine benziyor yaşadıklarım.

Eski dostlar eski şaraplar gibi hiçbir zaman ağız tadını bozmazlar.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ