Anlamlı Güzel Sözler

Konuşmak ihtiyaç olabilir, ama susmak bir sanattır.

Nehai


Dünyayla İlgili Sözler
Dünyayla İlgili Sözler

Dünya bir çok insanın delicesine üzerine söz yazdığı yuvarlık evrendir. Hayatımızı sürdürdüğümüz bir ev bedenlerimizi taşımak zorunda olduğumuz bir gezegendir. Canı sıkıldı diye Marsa giden insan yoktur. Zaten Marsta da yaşam yoktur. Gerçi tükettiğimiz dünyayı düzeltmek yerine başka evrenlerde arayışlara girmişiz. Burası yetmiyormuş gibi daha fazla kirletip yok etmek istediğimiz yerler var herhalde. Konuya geri dönecek olursa dünya yaşam alanımız olduğu için ona dair kurduğumuz cümlelerde çok fazla. Hayatımızda mutlaka sitem ettiğimizde en çok kullandığımız kelimeler arasında olur. Böyle dünyanın diye başlayan sözlerin aradı arkası kesilmez. İçimizde ciddi bir acı ve kırgınlık oluşturan bu yaşam alanına karşı hep bir sıkıntımız vardır.

Dünyaya gelmek kolay fakat gitmek zordur.

Yürü fani dünya, sana gelen de gülmüş var mıdır? Yunus Emre

Bu dünyaya kiracı gibi yerleş, ev sahibi gibi yerleşirsen gitmesi zor olur. (Bekkine)
Dünyaya esir olan azad olmaz.

Evrenin en anlaşılmaz özelliği, anlaşılabilir olmasıdır. Albert Einstein

Yedi iklim dört köşeyi dolandım, Meğer dünya her tarafta bir imiş.

Dünyayla kavganızda, dünyayı destekleyin.

Dünya terzi dükkanı, ölçüyü veren gider.

Dünyayı yönetenler kalem, mürekkep ve kağıttır.

Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş, Akşam gelip konan sabah göç imiş.

Bir başka alemin bekleme odasıdır, bu dünya.

Dünya bir köprüdür. Üzerinden geç, tamirine bakma.

Dünyada görmek istediğiniz değişikliğin kendisi siz olun.

Ahiret sevabı,dünya nimetinden hayırlıdır.

İnsan olmasaydı, kainat olmazdı.

Dünyaya geldiğin zaman,sen ağlarken çevrendekiler gülüyorlardı.Öyle bir hayat sür ki,öldüğünde çevrendekiler ağlarken,sen gülümseyerek ahirete gidesin.

Dünyanın gidişi hariç, her türlü akıntıya karşı durabilirsiniz. Japon Atasözü

Bir akşam güneşi gibi bu fani dünyayı terk eden insan,Bitmeyen bir sabah güneşi gibi,ebediyyet ufuklarında doğar.

Dünya, sonsuzluk içinde küçük bir parantezdir. Jackson Brown

Hangi dâne,toprağa gömüldü de tekrar çıkmadı,Niçin,insan denen dâne hakkında şüphe ediyorsun.

Dünya, düşünenler için bir komedi, hissedenler için bir trajedidir. Horace Mann

* Ey yolcu uyan! Yoksa çıkarsın ki sabâha : Bir kupkuru çöl var : Ne ışık var,ne de vâha!

Dünya terzi dükkanı, ölçüyü veren gider.

“Dünya mü’minin zindanı, kafirin cennetidir.”

İnsan dünya gibidir, içinde yüzlerce fırtına kopar ama herkes kendi yaşadığını bilir.

“Mes’ud o kimsedir ki, dünya onu terk etmeden, o dünyayı terk etmiştir.”

Dünya, bir sahnedir, herkes rolünü oynadıktan sonra çekip gider.

“Arzusu ahiret olup ahiret için çalışan hakkında, Allahü Teala: “Ey Dünya! Bana hizmet edene hizmet et. Sana hizmet edeni kendine hizmetçi yap” buyurdu.”

Şu yalan dünyanın sonu hiç imiş, akşam gelip konan sabah göç imiş.

“Paraya, yiyeceğe tapan kimseye yazıklar olsun”

Dünyayı oluşturan ruh değil, aksine ruhu oluşturan dünyadır. F

“Mal ve şöhret hırsının insana zararı, koyun sürüsüne giren iki aç kurdun zararından çoktur.”

Ve sonra bir ayet sarıyor ömrümü: Her nefis ölümü tadacaktır. Aldanmıyorum sana dünya!

“Bir kulun kalbinde dünya muhabbeti olursa Allahü Teala onu üç bela ile belalandırır:
1- Tul-ü emel(uzun istekler)
2- Sonu olmayan fakirlik(ne kadar çoğalsa az görür)
3- Kurtulmak kaabil olmayan sıkıntılı dünya meşguliyeti.”

Dünya, günah kadar çirkin ve neredeyse günah kadar güzel.

“Dünyayı terk et ki, Allahü Teala seni sevsin! İnsanları malına göz dikme ki, herkes seni sevsin!”

Dünya malı için üzülmek kalbe zulmet, ahret için üzülmek ise kalbe nurdur.

“Dünya için burada kalacağınız kadar, ahiret için de orada kalacağınız kadar çalışın.”

Dünyamız, nükleer devlerle barışçı cücelerin dünyasıdır.

“Dünyayı seven ahiretine, ahireti seven dünyasına zarar verir. Siz bakiyi faniye tercih ediniz.”

Dünyayı ahirete götüremeyeceğine göre, öyle yaşa ki dünya seni ahirete götürsün.

“Dünya cazip bir yeşilliktir. Allahü Teala ne yapacağımızı görmek için sizi buraya getirdi.”

Öğreneceksin yüreğim, öğreneceksin. Dünyanın hasret, ölümün vuslat olduğunu. Mevlana

“İsrailoğulları servet ve refaha kavuşunca elbise, güzel koku, çeşitli süs eşyası ve kedınlarla zevke daldılar.”

Dünyalık hususunda daima senden düşük olana bak, senden ilerde olana bakma. Hz. Muhammed

“Nefsim kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, dünyanın yanında şu koyun ölüsü kadar kıymeti yoktur. Eğer dünyanın Allah yanında sivri sinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, ondan kafire bir içim su vermezdi.”

Bu dünyaya kiracı gibi yerleş, ev sahibi gibi yerleşirsen gitmesi zor olur.

“İnsanlar üzerine bir zaman gelir, mescidlerde halka halinde toplanırlar, gayeleri dünya olur. Allah’ın onlara ihtiyacı yoktur. Onların aralarına girmeyin”

Dünyayı temelinden değiştirmek isteyen her kişi, önce onu yanlışsız olarak anlayabilmelidir.

“Dünya mü’mine mal olmaz. Zira dünya mü’minin imtihan yeri ve zindanıdır.

Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık. Afrika Atasözü

“Kişiye, her canının istediğini yemek israf olarak yeter”

Yeryüzü, renkler ve kokularla dolu bir ekinliktir; onun toprağı ölüm, suyu hayat, üstündeki ekin de biz. Firdevsi

“İlmi kemale erdiği halde dünyaya rağbetten uzaklaşmayanın ilmi, kendisini ancak Allahü teala’dan uzaklaştırır.”

Dünyayı küçümsemeyi öğrendim; ancak şimdi onu fethedecek değerdeyim.

Hepimiz biraz daha fazla ilgi biraz daha fazla çaba gösterirsek, dünyamız cennet olur.

….“İşte Allahü Teala, dünyanın sonunu ademoğlunun yediği yemeğin sonuna benzetmiştir.”

Mezardakilerin pişman oldukları şeyler için, dünyadakiler birbirini kırıp geçiriyorlar. İmam-ı Gazali

“Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi; güzel koku, kadın(ın hukukunu korumak) ve gözümün nuru namaz”

İki şey dünyaya hükmeder: Biri kılıç, diğeri düşünce. Kılıç, eninde sonunda düşünceye yenilir.

“Helalin hesabı, haramın azabı var”

Hepimiz için bir dünya vardır; İyilikle kötülük, günahla suçsuzluk, bu dünyanın içinde el ele yürürler.

“Helalinden olan dünyalığı, üstünlük ve övünmek için toplayanlar, kıyamet günü Allahü Teala’yı kendilerine gazaplı bulacaklar. Lakin ihtiyacını te’min edip başkasına muhtaç olamayarak, nefsini korumak için kazananlar kıyamet günü yüzleri ayın on dördü gibi parlayarak mahşer yerine gelecekler.”

Dünya deniz gibidir. Çok kimse boğulmuştur. Gemin takva, yükün iman, halin tevekkül olursa kurtulursun. Lokman Hekim

Doğrusu biz insanı, imtihan etmek için karışık bir nutfeden (erkek ve kadın sularından) yarattık da onu işitici, görücü yaptık. (İNSAN/2)

Dünyanın insandan başka anlamı yoktur, hayat anlayışımızı kurtarmak istiyorsak, insanı kurtarmamız gerekir.

O, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstündür, bağışlayandır. (MÜLK/2)

Dünya dediğimiz şu koskaca gemi; zaman üzerinde yüzer, ben orada bir yolcudan başka bir şey değilim, bekler ve bakarım.

Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak kötülük ve iyilikle deneyeceğiz. Hepiniz de sonunda bize döndürüleceksiniz. (ENBİYA/35)

Dünya üç gündür. Dün, bugün ve yarın. Dün geçti. Yarının geleceği belli değil. Öyle ise; bugünün kıymetini bil.

Biz yeryüzündeki şeyleri kendisine süs olsun diye yarattık ki, insanların hangisinin daha güzel amel edeceğini deneyelim. (KEHF/7)

Geminin yüzmesi için suya ihtiyaç vardır; ama su geminin içine girerse onu batırır, gemi için su ne ise mü’min için dünya odur.

Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlaraöyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah’ın yardımı yakındır. (BAKARA/214)

Dünya, bilginlerimizin keşfettiği, yani onların beyinlerinin keşfettiği kainatın büyüklüğü ve güzelliği ile aydınlanmaktadır.

Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri! (BAKARA/155)

Evrenimiz, hayata en uygun şekilde özel olarak yaratılmıştır, eğer başka bir şekilde yaratılmış olsaydı, biz burada olmazdık.

Andolsun ki, biz içinizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya çıkarıncaya ve yaptıklarınızla ilgili haberlerinizi açıklayıncaya kadar sizi deneyeceğiz. (MUHAMMED/31)

Dünyayı istediğimiz gibi tanıyalım, onun hep bir aydınlık ve bir karanlık yüzü olmaya devam edecektir.

Dünya, mü’minlerin pazarı; gece ile gündüz, sermayeleri; güzel ameller, ticaret mallan; Cennet, kazançları; Cehennem de zararlarıdır.

Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir. (AL-İ İMRAN/186)

Dünyanın güçlükleri dörttür: Yalnız başına ihtiyarlık, gurbette hastalık, yokluk içinde borç, yolculukta uzun yol. İbn-i Mukaffa

İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

Güneşin uzaydaki büyüklüğü ne kadar geniş olursa olsun, yıldızların çok daha büyük olan çaplarıyla karşılaştırılınca, küçük bir noktadan ibaret kalır. Bu alem,  görüş açımızın dışında kalan kısma göre, uzayın sonsuzluğunda bir noktayı geçemez.

Andolsun ki, biz onlardan öncekileri de imtihandan geçirmişizdir. Elbette Allah, doğruları ortaya çıkaracak, yalancıları da mutlaka ortaya koyacaktır.

Dünyayı olduğu gibi kabul et, gülümsemeleri ve sıkıntılarıyla, sevgisi, dostluğu, yalanı ve gerçeğiyle; yarının nefsine bağlı planlarıyla, gençliğin düşleri gibi gelip geçen umutlarıyla.

İnsanlar, imtihandan geçirilmeden, sadece “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?

Evren, insanoğlunun anaokuludur, var olan her şeyin verdiği özel bir ders vardır. Dağlar sağlamlığı ve azameti öğretir; okyanuslar büyüklüğü ve değişimi. Ormanlar, göller, nehirler, bulutlar, rüzgar, yıldızlar, çiçekler, buzullar ve kristal kar taneleri, canlı ve cansız her varlık, insan ruhu üzerinde bir etki bırakır. Arılar ve karıncalar bile endüstri ve ekonomi dersleri verirler.

Muhakkak siz, mallarınız ve canlarınız hususunda imtihan olunacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan size eziyet verici bir çok söz işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’dan gereği gibi korkarsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.

Yoksa siz, kendinizden önce gelip geçenlerin hali (uğradıkları sıkıntılar) başınıza gelmeden cennete girivereceğinizi mi sandınız? Onlaraöyle yoksulluklar, öyle sıkıntılar dokundu ve öyle sarsıldılar ki, hatta peygamber ve beraberinde iman edenler: “Allah’ın yardımı ne zaman?” derlerdi. Bak işte! Gerçekten Allah’ın yardımı yakındır.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ