Anlamlı Güzel Sözler

Yağmurlar akar akar da Gözlerimdeki kederi götürürmü?

Gine kaldık yağmurda


Vazgeçmekle İlgili Sözler
Vazgeçmekle İlgili Sözler

Hepimizin hayatında monoton bir dönem olur. Delicesine ağladığımız kırıldığımız ya da kaçmak istediğimiz bu dönemlerde elimizden hiçbir şey gelmez. Sadece bunalırız ve kaçmak isteriz. Nereye olduğu önemli değildir. Gitmenin de bir çok çeşidi vardır. Kırık bir kalbin tamir olmayacağını anlatamadığımız zamanlar vardır. Bu yüzden vazgeçmek isteriz. En sevdiğimiz adamdan, en çok dinlediğimiz şarkıdan ve yapmayı sevdiğimiz her şeyden.  Hayatın anlamı yoktur. Uyumak ve nefes almak zor gelir. Kaybettiğimiz şeyin doldurulacak bir yeri yoktur. Bunun verdiği sancı ile delicesine kırılır ya da kırarız. Tek istediğimiz kaçıp gitmektir. İşte bu zamanlarda tüm duygularımızın iflasını açıklayacak sözlere deli gibi ihtiyaç duyarız. Kalbimizi her şeye kapatıp vazgeçtiğimiz zamanlar bu zamanlardır. Yaşamanın en ağır geldiği zamanlar.

“Biz birer hiçiz. İnsanoğlu bir hiç. Ama nedense kendimizi çok özel hissediyoruz. Kendimizi bir şey zannedip Tanrı’nın gözdesi filan olduğumuzu düşünüyoruz. Çok komik.”

Ve gerektiğinde vazgeçmek de sevdaya dahil.

Hayallerinden asla vazgeçme, demişti yaşlı kral.

Vazgeçmek de mümkündü ama vazgeçmek ne mümkündü.

İçimiz hep kırıklar ülkesiyken dinlenebileceğimiz bir yer ile karşılaşmak isteriz. Çocukken oynadığımız saklambaçlar arasında attığımız çığlıklar gibi işte seni buldum, “sobe” demek isteriz. Yollarda dinlememiz gerekirken belki bir gün öylece çekip gitmişiz, bir molalık nefes alışta belki de fark etmemişizdir. Sahi, olması gerekenler olup biterken biz fark etmemişsek ne olacak? Hani deriz ya, başıma gelen şu olaydaki hayrı sonra anladım diye,demek ki biz hayrı anlamanın vakti gelene kadar fark etmesek de bir şeyler olmaya devam ediyor. Demek biz anlasak da anlamasak da yol asla bitmiyor.

Her seçiş bir vazgeçiştir.

Herşeyin başı, umuttur.
Umudundan asla vazgeçme!

Bazen hiç vazgeçmem dediklerinden de vazgeçtiği oluyor insanın.

Yaşayacak benden sonraki zamanın dünyasında; isterim
Vazgeçmek yaşamımdan, bu yaşam için,

Her seçim bir kaybediştir. Her tercih bir vazgeçiştir çünkü.

-Aşık ol Burak ăşık. Bu yaşlar bir daha gelmez oğlum.
-Olamıyorum Madam Eleni.
-Neden olamıyormuşşun? Beğenmiyor musun kızları?
-Beğeniyorum ama ăşık olamıyorum.
-Yoksa sende filofobi mi var evladım?
-O ne Madam Eleni?
-Sevmekten, ăşık olmaktan korkmak… Korkuyor musun sen?
-Yok yok. İyiyim ben, korkmuyorum… Hadi kahvelerimizi içelim.
-İçelim bari…
Madam Eleni’ye yok desem de, basbayağı korkuyordum aşık olmaktan. Sevip sevilmemekten değildi korkum ama aşkın beni değiştirireceğinden korkuyordum. Kitaplara ve denizlere aşıkken, hayatıma giren kadınla ya tüm bunlar değişirse diye korkuyordum. Alışmaktan ve bir süre sonra yine bir başına kalmaktan korkuyordum. ”En büyük korkularımız kimseye itiraf edemediklerimizdir”… Yazıyordu bir kitapta.. İşte benim en büyük korkum buydu. Aşık olmak ve kendimden vazgeçmek.

Hayallerinden vazgeçmek yerine, hayallerini yıkandan vazgeç

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

Vazgeçilmez olan sen değildin, vazgeçmek istemeyen bendim.

“Öldü, biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama, onu yine de sevebilirim, değil mi? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?”

Doğada bulunan en sert element, sevmekten vazgeçmiş bir kadının yüreğidir.

Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?”

Öyle bir zamanda gel ki; vazgeçmek mümkün olmasın.

Sevdiğimden vazgeçmek zorunda kaldığım oldu ama sevmekten vazgeçmedim

Asla vazgeçme. Çünkü kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin!

Yeralti Kadını değilim.Hepimiz feragat etmek,vazgeçmek ve kenara çekilmek zorunda kalan ,kabul edilmemiş ,beğenilmeyen ve teşekkür edilmeyen kadınlar değil miyiz ?Yirmilerimiz de ve otuzlarimiz da daha çok , kirklarimiz ve ellilerimiz de daha az…

Bir kez göz yumuldu mu, vazgeçmek için bir neden kalmaz.

Sen öğrettin bana kıyılarda boğulmayı sen unutturdun yüzmeyi.

Bizi yıkıp geçen kaybetmek değil, kazanmaktan vazgeçmek olur.

Yeryüzünde iktidardan vazgeçmek kadar zor bir şey yoktur.

Asla ümidini kaybetme. Belki de elindeki son anahtar kilidi açacaktır. Mevlana

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

Hiçbir şeyden asla vazgeçme çünkü vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.

Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım,
sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre.
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın.

Vazgeçmek, her zaman zayıflık değildir. Bazen bırakacak kadar güçlü olmaktır.

“Unutmak mı? Yoksa affetmek mi?” diye sorsalar
“vazgeçmek” derim

Her şey üstüne gelip dayanamayacağın bir noktaya getirdiğinde sakın vazgeçme! Çünkü orası gidişatın

Neticede alışkanlıklardan vazgeçmek ne kadar zorsa bir şeylere alışıvermek de o kadar kolay. Fakat insan neye alışacağını iyi seçmeli

Hepten vazgeçmek için erkendir, telafi etmek için geç. Mağlubiyetin takısıdır, keşke.

“Hiç kaybetmediğim bir hayat demek, hiç kazanmadığım bir hayat demektir. Bizi yıkıp geçen kaybetmek değil, kazanmaktan vazgeçmek olur.”

Severken de vazgeçer insan, önce sevdiğine vermek için kendi kalbinden vazgeçer sonra sevdiğine adadığı tüm benliğinden.

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

Her insan kaybeder ama sevmeyen vazgeçer. Bil ki aşk; kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde biter

“Dur” diyor, “hangi karşılık sana kucak açar, belli sayı için, sıfırdan farklanan?” “Nasıl bir kaçışla vazgeçmek bu ara’lıktan?”

İnsanın söyleyecek bir şeyleri ve bunu söylemeye yeteneği varsa vazgeçmek bir cinayet, tembellik ayıp olur.

Vazgeçmek kolay mı?

Vazgeçmen gerekinceye kadar inanmaya devam et ve vazgeçmek istediğinde de durma.

Bu duygudan vazgeçmek değil, ona tutunabilmek istiyordum.

Kolay mıdır bir anda her şeyden vazgeçip gitmek, Yoksa her şeye rağmen gitmekten vazgeçip sevmek mi gerek?

..Fakat hatırlamamak vazgeçmek değildir..

Fedakarlık, istemediğiniz bir şey için istediğiniz bir şeyden vazgeçmektir. Asla gerekli değildir.

Vazgeçmek ve unutmak demek,yaptığımız değerli deneyimleri pencereden dışarı atmak demektir.

Hayatın en büyük hataları, başarıya ne kadar yaklaştıklarını bilmeyen insanların vazgeçmelerinden dolayı olur.

Hallerinden memnundular ve ondan hatırlamadılar. Fakat hatırlamamak vazgeçmekdeğildir.

Neden baktın neyi geride bıraktığına? Söylesene, insan terk ettiği şeye neden dönüp bakar son defa.

Öldü, biliyorum! Bilmediğimi mi sanıyorsun? Ama, onu yine de sevebilirim, değil mi? Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın, Tanrı aşkına; özellikle de, hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?

Bil ki, hayatın en güzel anı; her şeyden vazgeçtiğinde, seni hayata bağlayan birinin olduğunu düşündüğün andır?

Beni sana getirecek bu yola çıkmak üzereyken “gelmiyorum” sözüne çarpıyorum şimdi, sendeliyorum elbet. Bir çırpıda yüreğimle açtığım bu yolu kapatmak, ağır ağır dönmek, vazgeçmek zor geliyor biraz, elbet yüreğim sızlar.

Bazen ayakta kalabilmenin tek yolu ümit etmekten vazgeçmekti. Beklemekten vazgeçmek.

Çoğumuz susarız, susmak vazgeçmektir ve vazgeçmek her şeyi başlamadan bitirmek.

Her şeyin sıradanlaştığı bir dünyada, bazen kaybetmek en doğru seçimdir. Ve o dünyada en yerinde tercih; vazgeçiştir.

Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgecmek zorunda mısın?

Hiç kimse vazgeçilmez değildir ve hiç kimse kendini vazgeçilmez sanan biri kadar aptal değildir.

Peki ama ahlak neydi? Samimiyetle sevdiği her şeyden vazgeçmek mi? Keşke hiç büyümeseydi.

Haykıracaksın ama isyan etmeyeceksin. Ağlayacaksın ama belli etmeyeceksin. Onsuz kalacaksın belki; ama asla vazgeçmeyeceksin.

“Aşktan vazgeçmek, yaşamdan vazgeçmekten daha zordu.”

Artık vazgeçmiştik tırnaklarımızı kesmekten göğe tutunmak için, yalnızlık biraz da vazgeçmektir.

Bazen ayakta kalabilmenin tek yolu ümit etmekten vazgeçmekti. Beklemekten vazgeçmek.

Uğruna bir şeylerden vazgeçtiğin insanı bulmak kolay ama hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda kalmayacağın insanı bulmak asıl olay.

Yaşamım vazgeçmek, gelip geçmekten kaynaklanıyor. Ne denli çok gidersem, hiç gitmediğim duygusuna, böylesi çılgın bir duyguya o denli güçle dalıyorum.

Bazen arkana bile bakmadan gitmek istersin. Öyle her şeyi bırakmana felan da gerek yok. Anıları bırakabilsen yeter.

Her şeyden vazgeçmek yararlıdır – insanı
gerçeğe en iyi biçimde yoksulluk yaklaştırır

Sabah ise gitmekle, yatakta nefis bir miskinlik fırsatından vazgeçmiş olursunuz. Kalkar kalkmaz hayat bin bir seçeneği dayar burnunuzun ucuna.

Bazen vazgeçmek en güzelidir.

Artık ne geri gelmeni beklerim ne de ben gelirim. Nasılsa ben bir şey kaybetmedim, sen bensizliği seçtin. Karar senin.

Hazır olana kadar hiçbir şeyden vazgeçmek zorunda değilsin. Böyle bir şeye hazır olduğunda da, kaybettiklerinin yerine koyabileceğin bir şeyler olacak.

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

Ve bir gün aramak değil, vazgeçmek çıkarır karşınıza aradığınızı. Kaderin garip bir cilvesidir bu. Bazen iki insan vazgeçtiğinde bulur aradığı her şeyi.

Hani bazı şeylere gücü yetmez ya insanın, sevmekten vazgeçmek gibi…

Ölüm gibi bir şey hayata küsmek. Hatta ölümden bir başka hayata geçiş umudu bile taşıyabiliyor da insan, yaşarken yaşamdan vazgeçmek. Üstesinden gelinir gibi değil.

Hani bazı şeylere gücü yetmez ya insanın, sevmekten vazgeçmek gibi…

Sürekli sebat (vazgeçmeme) çok azımız tarafından benimseniyor ve nadiren başarısızlıkla sonuçlanıyor çünkü sebatın (vazgeçmeme) sessiz gücü zamanla daha da artıyor.

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

İster insan olsun, ister Tanrı, sevgiye tümüyle sahip olmak kendi rahatımız ve karar verme yeteneğimiz dahil her şeyden vazgeçmek demektir. Sözcüğün en derin anlamında sevmek demektir bu.

“Kötü düşünceleri kafalardan bir anda söküp atamıyorsunuz, haksızlıkları bir vuruşta ortadan kaldıramıyorsunuz diye halka hizmet etmekten vazgeçmek doğru mudur? Bir fırtınada kaptan, rüzgâra söz geçiremiyorum diye gemiyi bırakır mı?”

Antrenmanların her dakikasından nefret ediyordum. Fakat kendi kendime, “Vazgeçme!” dedim. ‘şimdi sıkıntı çek ve hayatının geri kalanını bir şampiyon olarak yaşa.

Sağanak yağmurda sigara içmek, onu sevmekten vazgeçmek gibi. Yani imkansız diyorum anlamıyorlar!

Tanrıyı öldürürseniz, onun tapınağına sığınmaktan da vazgeçmek, orayı terk etmek zorundasınız.

Özgürlüğünden vazgeçmek, insan olma niteliğinden, insanlık haklarından, hatta ödevlerinden vazgeçmek demektir. Her şeyden vazgeçen insanın hiçbir zararını karşılama olanağı yoktur.

Hayallerinden vazgeçmek, hayatından vazgeçmek demekti.

Yüz bin cefa etsen vazgeçmem, bir kere sevdim seni. Kaza ve kader kalemi alnıma böyle yazmış; seni sevdim bir kere. Dokuz gök döndükçe bu sözden dönmem: Sevdim seni; yer ve gök aşkıma şahit olsun.

Bekliyorum
Öyle bir havada gel ki,
Vazgeçmek mümkün olmasın.

Başkalarına kılavuzluk etmeye soyunan biri, iktidardan, zenginlikten vazgeçmek zorundadır. Bir hırkadan gayrı hiçbir şeyi olmamalı, hatta yarın ne yiyeceğini bilmemelidir. Bilgelerle inanç satan sahte sofular arasındaki fark budur.

Bir insan öldü diye onu sevmekten vazgeçmek zorunda mısın,Tanrı aşkına;özellikle de hayatta olanlardan bin kez daha iyi kalpli bir insansa?


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ