Anlamlı Güzel Sözler

Günah ruhumu yakan ateşten bir parça.


Duygusal Facebook Sözleri
Duygusal Facebook Sözleri

Paylaşım sitelerinin değeri hayatımızda çok büyük. Kendimizi ifade etmek istediğimizde başvurduğumuz ilk yer sosyal platform yerleri. Kendimizi doyasıya ifade etme ihtiyacı duyarız çevremize karşı bu duyguyu yitirdiğimiz için sosyal sitelerin önemi bizim için büyüktür. İletişimin git gide çürüdüğü bu çağda tek ihtiyacımız olan ekrandaki isimler, yazılar ve paylaşımlardır. Bu şekilde kendimizi ifade etme ihtiyacımızı giderir ve duygularımızı  da dışarı vurmuş oluruz. Aynı zamanda isim vermeden içimizdekileri dökmenin rahatlığı ile daha olumlu bakarız. Bir yandan zararlı olan bu sosyal mecralar bir yandan faydalıdır. Çünkü bir şeyleri içimizde tutmanın önüne geçerek bizi biraz daha rahatlatır. Bu yüzdende duygusal sancılarımızı ifade etmenin en güzel yolunu bize sunar.

Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak.

Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil. Hiç aklında yokken, aşık olduğun kişidir.

Hayattaki en güzel şey, tüm kusurlarını bilmesine rağmen seni hala muhteşem olduğunu düşünen birisini bulmaktır.

Bir kadının içindeki masum meleği erkek keşfeder; ama o meleğin tüm masumluğunu da yok edecek olan yine erkektir.

Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, affet senden habersiz aldığım her nefesten…

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.

Sevgide fedakârlık yolunu bulamayanları, asla gönül kapınızdan içeri sokmayın.

İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin.

Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzelde darma duman ediyorsun beni.

Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzelde darma duman ediyorsun beni.

Bazen, gözlerinin tanımadığını yüreğin tanır. Histen köprüler kurarsın, mesafeler utanır.

İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin.

Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.

Hayattaki en güzel şey, tüm kusurlarını bilmesine rağmen seni hala muhteşem olduğunu düşünen birisini bulmaktır.

Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil. Hiç aklında yokken, aşık olduğun kişidir.

O şimdi ne yapıyor? Şu anda, şimdi, şimdi? Evde mi, sokakta mı, çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? Ve ne düşünüyor?

Bir kadının içindeki masum meleği erkek keşfeder; ama o meleğin tüm masumluğunu da yok edecek olan yine erkektir.

Kim bilir. Masalınızın kahramanı, başka bir hikâyede figüran olmaya gitmiştir belki de.

Yağmurun en güzel tarafı bu: herkes aynı derecede ıslanırken, ağlayanın gözyaşı belli olmuyor!

Keşke söyleyebilsek birbirimize dürüstçe: Seni seviyorum ama şu anda değil. Seni görmek istiyorum ama bugün değil.

Yağmur yağar önce hafiften bir rüzgar eser. Onu gördüğünde işte tam o anda hayatım deyip sarılmak nefesini hissetmektir aşk.

Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak…

Baharın gelmesiyle taşlar yeşermez toprak ol ki sende renk renk güller açsın.

Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz.

Gözümü bağlayıp atsalar sırtımdan itip; Yine senin yanına düşerim, yer çekimi değil, yar çekimi.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Herkes birbirine sığınıyor bu devirde. Aşk acıya, acı gözyaşına, ben sana, sen ona. Öyle işte.

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatın cesaret verecek mutluluk yanı, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.

Madem yaşamak güzeI ben niçin ağlıyorum seni sevmek suç ise cezamı çekiyorum.

Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim, ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.

Onu aradım ve seni seviyorum, dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum.

Şimdi kelebeğin kanatlarında yazılı adın, dokunsan silinecek; dokunmasan ölecek.

Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır; geçip giden zaman.

Bu yüreğe bu kadar acı fazla dersin bazen kendine.. Ama hata bizde.. Küçücük yürekle kocaman sevmek ne haddimize.

Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ne zaman emredilir toprağın altında gülün önceden belirlenmişliği.

Hayatın matematiğinin farklı olduğu hep sonradan anlaşılıyor. Ve anlıyor ki insan; değer vermek yalnızca matematikte işe yarıyor

Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.

Dizlerimizi kırıp kaderin  karşısına oturduk. Ne diyecek, merakla bekliyoruz.

Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kalır.

Bazen sadece boynuna gömülüp o alışık olup vazgeçemediğiniz kokusunu içinize çeke çeke hayal kurmak istersiniz.

Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen, ilk vazgeçtiği insan sen olursun.

Moraliniz bozukken sizi güldürmek için bütün saçmalıkları deneyen kişiyi kaybetmeyin.

Dört yanı hüzünle çevri yara parçasına ‘aşk’ denilirmiş. Yüreğimin coğrafyasına düşünce anladım.

Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bilgi ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.

Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.

Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kalır.

Ben sadece kışın karpuzu, yazın portakalı özlerdim. Şimdi bir de sen çıktın başıma.

Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.

Tıpkı bir nefes gibisin. İçimde tuttuğum sürece benimsin. Bırakırsam gideceksin, bırakmazsam öldüreceksin..

Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim, ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.

Gidişinin hüznü gözlerimde, acısı yüreğimde kaldı. Gel de dindir bu ızdırabı.

Bu dünyada, öyle ya da böyle yaptığın her şeyin hesabını verirsin. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Tanrı’nın merhameti dışında.

Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ne zaman emredilir toprağın altında gülün önceden belirlenmişliği.

Mutsuzluk  yaşadığımız olayda değil, bizim ona gösterdiğimiz tepkidedir.

Onu aradım ve seni seviyorum, dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum.

Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.

Hayat yolunda çıplak ayakla dolaşma hayal kırıklarım ayağına batabilir.

Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatın cesaret verecek mutluluk yanı, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.

Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.

Eğer dönüp gittiğinde arkandan gelmiyorsa, O zaman dönüp giderek doğru şeyi yapmışsın demektir.

Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.

Gözümü bağlayıp atsalar sırtımdan itip; Yine senin yanına düşerim, yer çekimi değil, yar çekimi.

Belki kurduğumuz hayaller biter diye düşlerde bir sen biriktirdim yüreğime.

Aşk bazen acıyla tanışmanın adıdır. Ve aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır.

Seni sevmiyorum diyerek gitmişti. Halbuki ben ondan beni sevmesini istememiştim ki! Sadece onu nasıl bir aşk’la sevdiğimi görmesiydi tek istediğim.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ