Anlamlı Güzel Sözler

Büyük insanlar, bütün acılara şikayetsiz katlanırlar.

Schiller


Tutkulu Sözler
Tutkulu Sözler

Tutku, birine duyulan derin bağımlılık anlamına gelmektedir. Hastalık derecesinde ciddi tutkularla vardır hayatta. Mesela aşkın körüklenmesi için tutkuya ihtiyaç var derler. Peki nasıl bir şey bu tutku. Arzulama, ulaşma ve çaba gösterme durumudur. Delicesine bağlanma ve ulaşma durumu içerir. Her duygu gibi tutkunun da fazlası insan için zararlıdır. Kalbinizde duran bu arzu sizi yeyip bitirecek kadar tehlikeli bir hal alabilir. Bir şeyleri istemek kötü değildir. Fakat bu isteğin bir sınırı ve yolu yordamı da olmak zorundadır. Çaba mücadele hırs güzel şeydir. Fakat keskin sirke küpüne zarar deyimini de kulağımıza küpe ederek tutku durumunu iyi anlamlandırmamız gerekir. Hayatta herkesin çok istediği şeyler var bunu doğru ve haklı bir mücadele ile kazanmamız gerekir. Yoksa bir anlamı kalmaz.

Kalbinde hep ben var olmak isterim.

Sen benim küçükken hayalim, şimdi ise tutkulu gerçeğimsin.

Sen insanın kalbinde açan güzel bir baharsın.

Sana varacak yolların çilesi tutkular ötesi tutkunun zirvesi, hasretle yanışların sesidir aşk.

Kalbinde güzel bir yer edinmek istiyorum. Sonsuzluğu mümkün kılacak bir yer.

Ölürsem beni ‘Yarim’in kalbine gömün. Mekanım cennet olsun.

Yum gözünü aç elini. Yüreğim senindir. İster cam kenarına koy, güneş alsın. İster can kenarına koy, hep sende kalsın.

Gökyüzü bizim olmasın. Biz gökyüzünün olalım. Kuş olalım, bulut olalım.

Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

Tutkuların kükrediği günlerde, akıl sözünü dinletemez.

Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Biz de zikir sessiz çekilir.

Sus be yüreğim, ben de biliyorum özlediğimi; Sus da bilmesin özlendiğini.

Yol sen olsan yorulmadan yürürüm, rüyam sen olsan hep uyurum, gecem sen olsan sabahı hiç istemem. Son nefesim sen olsan şimdi ölürüm.

Ve bazen küçücük kalbine kocaman acılar sığdırırsın

Hani bir zaman özlemler kalbini sızlatır çok istersin çok özlersin ama gidemezsin ararsın ama bulamazsın. Bil ki herkes unutulsa da sen yüreklerde kalırsın.

Tutku, insanın kendine güvenmesinden doğar.

Gözlerim hafif ıslak nemli, seni çok seviyorum ne olur affet beni, bırakma beni vurma sensizliğe, sensiz yaşamak haram olur biterim acıların içinde.

Tutku olmadan yapılan iş kanatsız uçmaya benzer.

Yürekler karşılıklı bekleyiş içindeyse sevgin duyulur elbette. Özlemek ne renk sence? Sen rengi düşünürken ben seni özlediğimi söyledim bile.

Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Biz de zikir sessiz çekilir.

Yaşamak istiyorsan bir umudun olmalı, kalbin varsa bir sevgin olmalı, sevdiğin varsa yalnız senin olmalı, sana verilen en büyük ceza mutluluk olmalı.

Ulaşılmazlıklar aslında öylesine güzeldir ki, işte budur isteği tutku yapan.

Hayat bir sudur, önünde durulmaz. Mavi bir renktir arkası görülmez. Arkadaşlık bir sırdır anahtarı verilmez. Sevgim sana ebedi asla kalpten silinmez.

Gülmek senin için bir tutku olsun, bir gün ağlarsan o da mutluluktan olsun.

Bir rüya gibi çıktın karşıma, her anımda yaşadım seni doya doya, bitmez içimde ki bu aşk sana seviyorum seni yeminliyim sana.

Herkes bir gayretkeşlik görünüşü altında, ihtirasını gizler

Bir yudum sevgi koskoca bir okyanusa bedeldir. Şimdi uzaklarda senin bir yudum sevgine hasretim sevgilim. Seni hasretimi tüketircesine kucaklıyorum.

Kalbimdeki tek arzu, hayalimdeki tek tutku, beni yaşatan tek duygu senmişsin bebeğim.

Birlikte olabileceğin değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol! Geldiğinde boşluk dolduranlardan değil, gittiğinde yeri dolmayanlardan olsun!

İnsanlar; büyük tutkuları olmasa, küçük işleri başarırlardı.

Öperim dudaklarından gül kokulu yanaklarından her dem gözlerimin hapsindesin kalbimin tek sahibisin. Seni seviyorum. Hem de çok.

Aşk çiçek gibidir kokuların ve renklerin buluştuğu kalplerimizi yakan tutku ve kibarlık.

Seni sevmek güzel şey, ümitli şey, dünyanın en güzel sesinden, en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey ama artık ben şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum

İçim içime sığmıyor! Şimdi sana dairim ölesiye tutkulu, ölesiye şairim.

Gül dediğin nedir ki, solar gider, ateş dediğin nedir ki, kül olur gider, gün dediğin nedir ki, geçer gider, ama sana olan sevgim sonsuzdur, ancak mezarda biter!

Damlayan musluklar, tutku osurukları ve patlak lastikler hepsi de ölümden daha hüzün verici.

Seni düşünür, seni özlerim, sevgilerin özlemlerin derinliğinde. Ne olur kır şeytanın bacağını bir kez beni hatırla, bir sonbahar serinliğinde.

İlk tutkusunda kadın aşığını sever; ondan sonrakilerde ise sevdiği hep aşktır.

Kalbimi kırmak suya yazı yazmak kadar zordur. Kalbimi düzeltmek ise gece doğan güneşe dokunmaya benzer. Sen o suya yazı yazdın. Şimdi güneşin doğmasını bekle.

Mutlu yaşam, tutku ve korku üzerinde mantığın ve düşüncenin elde ettiği bir zaferdir.

Bir insanın idealleri olmalı, sonsuzluk gibi. Bir insanın özlemi olmalı, özlemle açan çiçekler gibi. Bir insanın bir tanesi olmalı, o da senin gibi.

Kadınların büyük tutkusu aşkı ilham etmektir. İnsanı aşkın güzellikleri yaşatır.

Bir gece titreyerek uyanırsan bil ki resmini öptüğüm andır. Bir gün yaşlar süzülürse o güzel gözlerinden bil ki bir tanem yokluğundan öldüğüm andır.

Bir alışkanlık ve tutku olduğu için yazıyorum. Unutulmaktan korktuğum için yazıyorum.

Bir soluk kadar yakın, yıldızlar kadar uzak derler sevgi için. Uzanırsın yetişemezsin, yetişirsin dokunamazsın, dokunursun vazgeçemezsin, vazgeçersin ama unutamazsın.

Tutku, insanın en büyük paradokslarından birisidir. O, bir anda parlar ve söner.

Zaman; bekleyenler için çok yavaş, korkanlar için çok hızlı, yas tutanlar için çok uzun, sevinenler için çok kısadır. Ama sevenler için sonsuzluktur.

Yazarın dilini sevmesi yeter. Şairin dilini sevmesi yetmez, ona saygılı olmalıdır ve de tutkun.

Damarımdaki kan oldun akarsın kalbime, bir bakışınla cenneti gördüm o yıldız gözlerinde, şimdi seninle yaşadığımı fark ediyorum, benim hayatımın anlamı sen oldun bunu çok iyi biliyorum.

Tutkularınızın tutsağı olmak istemezsiniz, onları dizginlemeye çalışınız.

Ne anlamı var sanıyorsun sensiz hayatın? Ne kadar boş gelir bana sensiz nefes almamın? Bırakıyorum kendimi acıların içine, sensizlik zulüm olur ağlarım adın nefesimde hece hece.

Tutku bir kez adamın yakasına yapıştı mı, mantık ağlayarak ve tehlikeyi haber vererek onu izler

Gidemem sensiz yarınlara, adımlarım kesilir senin olmadığın hayat yolumda, benim için hayat sensin ne olur anla, sensiz yaşamak acı verir bana.

Bir nehre set çekince taşar; bir tutku da tazyik edilince, yolunu sapıtır.

Sonbahar yağmuru gibi gözlerim sen gittiğinden beri, gülmez oldu yüzüm ellerimde sensizliğim, şimdi karanlık odanda yalarım tek başıma, haram gelir aldığım her nefes adınla.

Gençliğin tutkuları kurtuluşa erişmeye, yaşlı insanların gevşekliğinden çok daha kolay değildir

Her anımda seni düşünürüm, seni düşündükçe yalnızlığımı unuturum, hayalin sırdaş olur bana karanlık odamda ve adına türküler yazarım seviyorum seni aşığım sana.

Kadınların büyük tutkusu, aşkı ilham etmektir. İnsanı, aşkın güzellikleri yaşatır.

Ellerimde sevginin sıcaklığı, gözlerimde hep hayalin kalbime vurur sevdası, her gece yıldızlarda bulurum gözlerinin ışıltısını, seviyorum seni hayatımın anlamı.

Bu nasıl sevgi böyle? Bu nasıl tutku? Bu nasıl özlem? Ne zaman gözlerini görsem bir çoğalıyorum, bir eksiliyorum.

Sen benim türkülerimsin yazılmamış şiirlerim gibi, sen beni şarkılarımsın melodisi duyulmamış gibi, sen benim ilahımsın kalbimin tek sahibi

Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkumu kalbime değil, güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım.

Titreyen ellerimin acısıdır sensizlik, gözlerimdeki yaşların tek sebebidir sensizlik, hayata son yemindir sensizlik, bırakma beni ölüm olur sonum sebebimdir sensizlik.

Sen likör gibi tatlı, tekila gibi çarpıcı, viski gibi asil, konyak gibi sıcak, şampanya gibi özel, şarap gibi tutkulu, mali bu gibi egzotik, kokteyl gibi muhteşemsin.

Sen benim damarımda kanımsın, canımda can olduğun gibi, sen benim gözlerimde ki renksin gülüm olduğun gibi, sen içimde bir bensin sana aşık olduğum gibi sevgilim seviyorum seni.

Madem ki siz böylesine tutkunken o hep başkalarını seçmiştir mademki kıymetiniz. Bilinmemiştir o halde günah sizden gitmiştir.

Dertlerim olsa da güler geçerim sen varsın yanımda, acılar sensiz vursa da bilirim bürgün olacaksın yanımda, ellerim şimdi boş olsa da bıraktığın sıcak sevgin yeter bana sevgilim.

Aşk ki gerçek değilse, tutkusu olmaz. Ateşi köze döner, kokusu olmaz. Aşık olan gün, gece, ay ve yıl yanar; güneş, ışık, rahat ve uykusu olmaz.

Bugünde seni yazdım yarınlarıma, umutlarıma bağladım seni, ufuklara yazdım adını sen oldun hayatımın anlamı, bir umut ile başlayan bu aşkı cennete çevirdin seviyorum seni aşkım.

Yaşamın kaynağı sevgi ise, eğer sevgi bir tutku, tutku bir amaç, amaç bir şeyleri biri ile paylaşmaksa, paylaşmak aşk, aşk hatırlamaksa hep aklımdasın.

Hani bir kelebek yakalarsın avucunun içinde, bakmak istersin yaşıyor mu diye, baksan kaçacak, sımsıkı tutsan ölecek. İşte böyle bir şey seni sevmek

Nasıl ki uzaktaki yıldız parlak gelirse insana, uzakta olduğun için tutkunum sana. Hani en güzel aşklar imkânsız gelir ya insana, imkânsız olduğun için tutkunum sana.

Gecemin gündüzümden farkı yok alaca karanlık karanlığa ferman yazsam yüz bin satırlık beni bu karanlıktan kurtaracak aydınlık senin o gözlerinde ki sönmez ışık.

Öyle bir tutkuluydun ki hayata başlarken. Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni. Aradaki o büyük boşluğun adı, aşk olsa gerek.

Bu arta kalan hangi yaz akşamının hüzünleri oysa birbirimizin yaralarıyla sarmalıydık kanayan yerlerimizi yokluğuna dayanabilirim sandım, oysa yokluğun bir şiir ve ben şair olamadım.

Kahve hatıraların kapısını açar, tutkular her yudumda titretir yüreği, hafızadaki sohbetin detayları sorgulanır, her detayda keşkeler yankılanır.

Seni dünler için sevmedim. Dünler yaşanıp bitti. Seni bugünler içinde sevmedim bugünlerde bitecek. Seni yarınlar için sevdim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek .

Altı yaşındayken aşçı olmak istiyordum, yedi yaşıma geldim Napoleon olmak istedim ve ihtirasım o zamandan beri çoğalmakta.

Dünyada ki bütün çöller bir avuç kalırcasına birer tanecik insan olsalar ve bütün denizlerde ki sular bir yudum kalırcasına birer damla insan olsalar unutma ki tek seveceğim kişi sensin.

Bir kalp ki onun sevmesi aldanması yok tutkunluğu yok, bir güzele yanması yok bin kez yazık olsun sevisiz yüreğe aşksız geçecek günlerin faydası yok.

Kalbimde değişmeyecek bir yerin bitmeyecek bir vuslatın var. Tutkum, sevgim ve aşkım hep sana dair özlemleri barındırıyor içinde.

En suçlu ihtiraslarla bile övünenler bulunur. Fakat haset, asla itirafa cesaret edemediğimiz sıkılgan ve utangaç bir ihtirastır.

İnsan hayatını güzelliklerle doldurabilir. Fakat tutku ile doldurmak zordur. Bu hayatta gerçekleşmesi zor olan her şey tutkuya dahildir.

Can o güzel yüzüne vurgun, neyleyim; gönül tatlı diline tutkun, neyleyim; can da, gönül de sır incileriyle dolu: Ama dile kilit vurmuşsun, neyleyim.

Hayatında beklediğin, zamanlar düşlediğin her şey kısır bir döngüye bulaşır. Ama birini sevme tutkusu asla körelmez.

Tutkular bir tiyatronun rejisörleri gibi, insanların fikrini sormadan, yeteneklerini göz önüne almadan, onları bazı roller oynamaya zorlar.

Türlü yorgunluklarım var. Kalbimin çalışmadığı tonla sıkıntım var. Fakat seni seviyor olmak

Sen çatlayan dudağımda bir damla su, içimdeki yaşama tutkusu, avuçlarıma düşen kar tanesi. Sen sevgilim,sevdiğim, taptığım, her şeyimsin. Seni çok seviyorum bebeğim.

Kalbinde taşıdığın kuru gülü soldurmayan tek şey tutku ile birine bağlı kalmaktır.

Hareket etmenin nedeni istek ve sevmektir. Aşk ise düşünmektir, tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir.

Ne kadar kırılırsan kırıl hep yeniden ayağa kalkman gerekir.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ