Anlamlı Güzel Sözler

Güçlükler, başarının değerini artıran süslerdir.

Moliere


Bela Sözleri
Bela Sözleri

Başına gelebilecek en kötü şey beddua maruz kalmaktır. Bela insan için kötü bir olgudur. Bu yüzden elimizden geldiği kadar yanlış ve yadsınacak durumlardan kaçınmamız gerekir. Haksız bir durumda sesimizi kısmayı öğrenmeli ve dikkatli olmalıyız. Çünkü aniden sinirle yaptığımız bir hatanın bedeli bize zarar olarak dönecektir. Bunun dışında bizi inciten durumlar olduğunda da bela sözlerini çok fazla kullanmak gibi bir duruma düşeriz. Aslında bela okumak ne olursa olsun hoş ve doğru bir durum değildir. İnsanların bu duruma dikkat etmesi ve elinden geldiği kadar sahip olduğu çizgiyi koruması gerekir. Yine de bizi üzen eski sevgilimizi ya da iyi niyetimizi kullanan insanlara karşı içimizdeki kini dışarı çıkarmak için bu sözlere ihtiyaç duyarız.

Ateş, altını, bela cesur insanları dener.

Bela saatlerinde hepimiz birer yetim gibiyizdir.

Biri Karşına çıkıp Senin için Ölürüm Derse Hiç Tereddüt Etme Sık Kafasına Sorana Sözünü Tuttu Dersin..

Bir fırtına bütün gün sürmez, yağmur da bütün gece yağmaz.

Musibet, insanın hakiki mihenk taşıdır.

Bela, zekayı eğitir.

İyi insanlar bir musibet geçirdikten sonra daha da iyi olurlar.,

Ateş, altını, bela cesur insanları dener.

Büyük tehlikelerin bir güzelliği vardır.

Bela, kişinin sevdiklerinden gelir.

Birbirini tanımayan insanlar arasında kardeşlik meydana getirir

Kazana yanaşırsan karası bulaşır. Kötüye bulaşırsan belası bulaşır.

Belalara karşı dayanıklı durmak ve yıkılmamak, kahramanlıkların en büyüğüdür.

Belaların en büyüğü; sarhoşluktur.

Büyük musibetlere dayanabilmek için, büyük teselliler bulabilmelidir.

Gideceğin yere beni de götür, sorana başımın belası dersin.

Bela saatlerinde hepimiz birer yetim gibiyizdir.

Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin.

Felaket, gelip çatmadan önce açık veya kapalı bir şekilde geleceğini mutlaka haber verir.

Bir belaya ne kadar önem verirseniz, tesiri o kadar büyük olur.

Bir belaya ne kadar önem verirseniz, tesiri o kadar büyük olur.

Büyük belalar karşısında büyük cesaretler doğar.

Allah, musibeti herkesin gücüne göre verir.

Bu ülkede dürüst olmak başa beladır. Ama o bela başımızın tacıdır.

Bela, zekayı eğitir.

Bela, yaradılışımızı takviye etmeye yarayan bir tılsımdır.

Büyük belalar karşısında büyük cesaretler doğar.

Kula bela gelmez Hak yazmadıkça, Hak bela yazmaz, kul azmadıkça.

Bela, yaradılışımızı takviye etmeye yarayan bir tılsımdır.

Hemen her zaman, felaketlerimizi kendi elimizle hazırlarız.

Bilmediğimiz şeyler bizi felakete sürüklemez.

Bela ve musibetler inince, sabrın hakikatleri zahir olur.

Bizi felakete sürükleyen şeyler, gayret iyi bildiğimizi sandığımız, fakat öyle olmayan şeylerdir.

Felaketlerin üstünde dimdik oturan insan, soylu ve cesurdur.

Hemen her zaman, felaketlerimizi kendi elimizle hazırlarız.

Benim başımı belaya sokmak için önce kendimi beladan kurtarmam lazım.

Bir musibet, bin nasihatten hayırlıdır.

Sabır bütün belaları gönül rahatlığıyla karşılamaktır.

Belaların iyi bir tarafı varsa o da bize, gerçek dostlarımızın kimler olduğunu öğretmesidir.

Akıllı, o kişidir ki, çekinilen belada dostların ölümünden ibret alır.

Musibetlere tahammül edememek en büyük musibettir.

Belalardan kurtulamayız, fakat hafifletebiliriz; ders olarak.

Bir fırtına bütün gün sürmez, yağmur da bütün gece yağmaz.

Ben gidip başıma belâlar aramışım o kalıp mevlâsını bulmuş.

Yanında beni de götürsene soran olursa başımın belası derim.

Sen geceyi bana bela ettin. Bense sana olan her şeye lanet ettim.

Kimsenin canını yakmadım ben onlar benim bela olduğumu bile bile geldiler.

Belalara karşı dayanıklı durmak ve yıkılmamak, kahramanlıkların en büyüğüdür.

Sigara gibi olacaksın bu hayatta bağımlı olacaklar sana. Dert arayan derman bela arayana bela olacaksın.

Büyük musibetlere dayanabilmek için, büyük teselliler bulabilmelidir.

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin.

Çalışmak bizi şu üç beladan kurtarır; can sıkıntısı, kötü alışkanlıklar ve yoksulluk.

Bu laflar sana kapak olsun fena oturtum helall olsun tipin yokki şeklin olsun hadi canım yolun acık olsun.

Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.

Hiçbir bela yoktur ki, ondan daha baskını olmasın.

İnsan sevdiklerini tekmelemeye anne karnında başlar.

Her “napalım?” dediğinde “bilmem” demişsem, kendi fikri olmayan bir mal olduğumdan değil. “Seninle olduğum sürece ne fark eder ki” demektir o. Anlayana.

Aşk bir beladır tanrı tarafından gelme, halk neden karşı kor tanrı emrine?

Oyun bitti perde kapandı gerçek hayata hoşgeldin.

Ne yarım kaldım senden sonra, ne de yaralı, beni ne sen yıkabilirsin, ne de en kralı…

Allah belanı versin diyorsun ya sevgili; sahi verir mi seni bana geri?

Ne kadar sevilir bir adamın kirpik uçları? çok sevdim, lanet olsun! çok öptüm, dudaklarım kanayana kadar öptüm.

Din kardeşine gelen belaya sevinme. Sonra Allah ona afiyet, sana bela verir.

Keşke şöyle yapsaydım belki severdi deme. o senin için ne yaptı sanki? akıl işi değil, gönül sevdi mi gerisi bahane…

Felaket, gelip çatmadan önce açık veya kapalı bir şekilde geleceğini mutlaka haber verir.

Senden nefret etmiyorum ama; eğer birgün benim elimde bir bardak su varken, sen yanarsan, ben o suyu içerim.

Büyük tehlikelerin bir güzelliği vardır. Birbirini tanımayan insanlar arasında kardeşlik meydana getirir.

Kimi insan girdiğinde odayı aydınlatır, kimide çıktığında…Umutlara kanma umutlar bir gün imkansızlaşır, hayatı toz pembe yaşıyorum sanma her renk bir gün siyahlaşır.

Belaların iyi bir tarafı varsa o da bize, gerçek dostlarımızın kimler olduğunu öğretmesidir.

Ne kralına giderim ne alayına! Bir durum varsa kralı da gelir ayağıma alayıda!

Hiçbir insan öylesine girmiyor hayatımıza; kimileri ceza, kimileri bela, kimileri imtihan, kimileri ise armağan.

Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!

Başımıza bela geldi deriz; hâlbuki belaya ayağımızla kendimiz gitmişizdir.

Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.

Bizim sözümüz dosta tatlı düşmana kurşundur namerte hançer merte candır, canımız dosta feda düşmana beladır.

Adını şifrem yapsam, yetersiz karakter diyecek hala konuşuyor.

İçimdeki nefreti kimse alamaz, isterse ölüm gelsin. Hala seni seviyorum Allah belanı versin.

Herşey bitmiş olsada bazen gidemezsin.

Yıllar günler gibi geçti gider; nerde o eski dertler, sevinçler? Belaya aldırmaz aklı olan: bu da her şey gibi geçer, der.

Tabağına yiyebileceğin kadar yemek, hayatına sevebileceğin kadar insan al. İsrafın lüzumu yok.

Başa gelen sıkıntılar üzüntüler belalar ve musibetler bir bulut gibidir sabır (ümit) rüzgarı esince o bulut kaybolur gider.

Kime kıymet versem hayatımı ‘kıyamete’ çevirmesini iyi biliyor.

Belalı bir kalbim var sevdiğim senin için atar bu kalbim dilberim, psikopat olsak da bu alemde seni seçti gözlerim, serseri gibi sevdim seni kendim bildim güzelim.

Büyük bir hayal kırıklığı yaşayıp, ben artık kimseyi sevemem deme. Unutma ki, en güzel çiçekler mezarlıklarda yetişir.

Anlamıyorsun. Ama anla artık. Yanıyoruz sevgilim. Bak ne yazıyor tabelada. Cehenneme hoş geldiniz. Yere aşk atmak yasaktır.

Konuştuğun kadar şerefli olsaydı hislerin; şerefini iki paralık etmezdi seçimlerin.

Bu kubbe altındaki bin bir belayı gör; dostlar gideli boşalan dünyayı gör; tek soluk yitirme kendini bilmeden; bırak yarını, dünü, yaşadığın anı gör.

Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüşşş demesi zoruna gitmesin.

Kurşun kadar hızlı yaşarım hayatı boş kovan gibi düşman doludur barutum geceleri alırım arabamı giderim belanın olduğu yere.

Erkek arkadaşının parası yok diye “tokum” diyen de vardır, “yokum” diyen de.

Allah’ı bulan neyi kaybeder, O’nu bulmayan neyi kazanır. Allah’ı bulan her şeyi bulur, O’nu bulmayan hiç bir şey bulamaz. Bulsa da başına bela bulur.

Akıllı telefonmuş. Karşı taraf aptal olunca, telefon akıllı olsa bile işe yaramıyor.

Bilmediğimiz şeyler bizi felakete sürüklemez. Bizi felakete sürükleyen şeyler, gayret iyi bildiğimizi sandığımız, fakat öyle olmayan şeylerdir.

Bazı kadınların şövalye sandıkları adamların, aslında alüminyum folyo ile kaplanmış denyo olduklarını görmeleri baya zaman alıyor.


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ