Anlamlı Güzel Sözler

Arının evini yıkan, balın tatlılığıdır.

Karamanlı Nizami


Ahmet Selçuk İlkan Sözleri
Ahmet Selçuk İlkan Sözleri

Ahmet Selçuk İlkan şarkıları ile bambaşka bir yere gidebilirsiniz bu yüzden sözleri okumadan önce şarkılarına da bir göz atın. Şiir yazmaya başladığı dönemlerden sonra eğitimine mimarlık ile devam etmiş daha sonrasında katıldığı bir yarışmada şiiri birincilik almıştır. Bunun üzerine mimarlık öğretimini yarıda Edebiyat Fakültesine giderek yönünü tamamen değiştirmiştir. Ahmet Selçuk İlkan Sözleri aşk sözleri ile ilgilidir. Ahmet Selçuk İlkan ayrılık sözleri ile ünlü olan bir yere sahiptir. Ahmet Selçuk İlkan Şiirleri okuyarak onun hayata baktığı farklı açıları yakalayabilir ve şiirlerindeki yalnızlığı yakalayarak kendinize ait bir parça bulabilirsiniz. Ahmet Selçuk İlkan okuyarak ona dair güzel fikir edinebilir ve bir kitap bir dünya düşüncesi ile ufkunuzu ileri götürebilirsiniz. Ahmet Selçuk İlkan resimli sözler ve Ahmet Selçuk İlkan facebook kapak fotoğrafları ile ayrıldığınız sevgilinize bu güzel yazıları göndererek vicdan azabı duymasını sağlayabilirsiniz.

Resmini bin defa öptüm bu gece

Gözlerin kanıma girdi girecek

Adımın önünde adın yazılı

Aldığım her nefes sana yazılı

Sitemler yağdırıp gelme üstüme

Hangi mahkum çekmiş böyle işkence

İnsan doğduk insan ama insan olmak kolay değil

Yüreğinde sevgi yoksa gözlerinde şefkat yoksa dünyalar da senin olsa insan olmak kolay değil

Önce seni
Sonra kendimi
Bugün de kimliğimi kaybettim
Hükümsüzdür
Bulanlar
Boşuna yorulup getirmesin yazık
Çünkü
Ahmet’i türkülere
Selçuk’u şarkılara
İlkan’ı şiirlere gömdüm artık
Bundan böyle
‘Adım yalnızlık benim
Soyadımsa ayrılık’

Ne kadar mutluyduk niye ayrıldık

Bütün ekranlarda kısa metrajlı aşklar
Durdurun dünyayı inecek var
Son şişeyi de hakladık Agop
Mezemiz de tükendi böylece
Sustur artık bu kaseti
Deşmesin amanlı şarkılar yüreğimizi
Bir of daha çekmeyim
Şu kavanoz dipli dünyaya Agop
Ah Agop ah çekmesen dayanır mı yürek
Çekmesen biter mi ömür be
Bir kere düşmüşüz bir kere yanmışız Allah’ına kadar
Ne anlar halimizden süt kuzuları
Ne anlar derdimizden beyefendiler
Sen hepsini sil defterinden
En kralına çizgi çek be Agop
Neye yarar artık bu geç pişmanlık

Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Başımı taşlara vurdum bu gece.

Önce gölgem gider senden
Yokluğuma alışırsın
Bir iz bile kalmaz benden
Ayrılığa alışırsın
Artık dilin anmaz olur
İçin bile yanmaz olur
Kalbin yeni bir aşk bulur
Artık ona sarılırsın
Alışırsın kader dersin
Alışırsın hayat dersin… Alışırsın

Gözümde canlanır anılar bir bir

Beni ta kalbimden vurdu gidişin
Bütün umutlarım ağır yaralı
Aklımdan çıkmıyor veda edişin
Büyün duygularım ağır yaralı
Bensiz ne haldesin şimdi kimbilir

Önce seni
Sonra kendimi
Bugün de kimliğimi kaybettim
Hükümsüzdür
Bulanlar
Boşuna yorulup getirmesin yazık
Çünkü
Ahmet’i türkülere
Selçuk’u şarkılara
İlkan’ı şiirlere gömdüm artık
Bundan böyle
‘Adım yalnızlık benim
Soyadımsa ayrılık’

Maziye yeniden daldım bu gece

Güle dokunsam kaktüs
Taşa dokunsam buz
Buza dokunsam ateş
Suya dokunsam zehir
Ah bu hayat
Sensiz nasıl çekilir

Yaşadığın neler varsa
Unutursun sayfa sayfa
Anılara çarpa çarpa
Bensizliğe alışırsın
Soranlara gitti dersin
Yapamadık bitti dersin
Acı acı gülümsersin
Yokluğuma alışırsın
Alışırsın… Alışırsın kader dersin
Alışırsın
Susar bir gün gözyaşların
Artık ona sarılırsın

Bilmem ki unuttu mu dudakların adımı
Gözlerinde anılar eskidi mi acaba?
O en güzel ümitler o en güzel hayaller
Yılların gölgesinde kayboldu mu acaba

Tam bu akşam böyle seni düşünürken
Çisil çisil bir yağmur başladı, şaka gibi
Ağlasam kimse anlamaz yüzüm gözüm sırılsıklam
Ruhumu söndürsün yağmur, yanıyorum Allahım

Adını hasret koydum
Geleceğin yok senin
Gittiğin o yerlerden
Döneceğin yok senin

Ben ateşlere türkü dökerim
Yürek yangınlarına şiir
Kim bilir yalnızların acısını
Benim kadar kim bilir
Bir ırmak nasıl ağlar
Bir güneş ne zaman üşür
Bir rüzgâr niye susar
Bir deniz nasıl kurur bilirim
Her acıya dayanır bu yürek ama
Her ayrılıkta kan ağlar şiirlerim
Her ayrılıkta kan ağlar türkülerim

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun…
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Çok zamansız yakaladın beni
Çok acemi
Bunu saymıyorum aşk
Bir daha gel emi !..

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara,
Yağmurlu havalara…Bu kasvetli akşamlara
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Otobüs duraklarına…
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım…
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım…
Sen varken böyle üşümezdim-titremezdim
Masumdum, çocuklar gibi
Böyle delirmezdim-küfretmezdim…
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim.
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı?

Sen gideli adın adıma değse içim ürperiyor
Sensiz buralarda dağ üşüyor, taş üşüyor
Denizde balık üşüyor, dilimde dualar üşüyor
Elleri cebinde bir adam yürüyor sana doğru
Kar, kış, kıyamet fark etmez tüm adımlarım sana koşuyor
Ah sen gideli, sen gideli bütün acılar bende sabahlıyor
Sen gideli hala hangi sinemaya gitsem iki bilet alıyorum
Hangi meyhaneye gitsem iki kadeh, iki çatal, iki kaşık
Öylesine sevdalıyım sendeyim.com sana ve hala öylesine aşık
Sen gideli kan kardeşim pişmanlık, can yoldaşım yalnızlık
Ve sırtımda çuvallar dolusu karanlık gecelere ben dağıtıyorum
Yeni şarkılar sarmıyor beni hep eskilere takılıyorum
Hele, hele “seni ben ellerin olsun diye mi sevdim” yok mu?
Ne zaman duysam nerede duysam mıh gibi çakılıyorum

Biliyorsun
Bütün acılarına ‘yeşil ışık’ yaktım olmadı
Bütün korkularına’arka çıktım’olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı -yandım olmadı-taptım olmadı
Benden artık pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes
Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git…
Ama ardında
Ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahını-daya sırtıma
Titrersem namerdim…
Sen vurdun da ben ölmedim mi?

”Hayatım hep böyle meçhul bir sokakta geçti,
Ne sen geldin ne ben gittim.”

Senden uzakta seni yaşadım
Maziye yeniden daldım bu gece
Acı bir pişmanlık sardı içimi
İçmeden bir başka oldum bu gece

Dün gece gözlerimden söz aldım
Bir daha sana ağlamayacaklar
Yemin etti dudaklarım
Bir daha seni anmayacaklar
Ve kırdı kalemini ellerim
Bir daha seni yazmayacaklar
Peki, peki ben bu kalbimi ne yapacağım ben bu kalbimi
Hala sendeyim.com sevdiğini söylüyor seni
Bir duysalar, bir bilseler yakacaklar beni yakacaklar
Anlayacağın sen seni benden alıp gittin ama
Aşk bende kaldı biliyor musun?
Ve ben ve ben gölgene bile hasretken bu şehirde
Sen benden uzaklarda başka kollarda rahat uyuyor musun?
Bak, bak şarkımız çalıyor duyuyor musun?
Duyuyor musun? Duyuyor musun?

Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun…
Bitmez tükenmez engeller koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Ateşi çiğner gibi dudaklarımda
Bir ömrü harcadım yokluğunda
Hangi gönül çeker böylesine nöbet
Hangi yürek taşır böylesine hasreti
İşte, işte aşkın tam saati işte çıldırma vaktim
Ben, ben artık biletimi kestim
Sana geliyorum, sana geliyorum
Ayrılığın kemiklerini kıra kıra
Gecenin karanlığını yara yara
Yıllanmış yaralarımı sara sara
Sana koşuyorum, sana koşuyorum

Sen benim gönül ağlarıma
Çok uzak iklimlerden gelip takılan
Belki en romantik balıksın
Gel gör ki
Her limanda bir izin kalmış
Benim için ”çok kalabalıksın.”

Esti mi deli esmeli rüzgar
Yağdı mı deli yağmalı yağmur
Sevdi mi deli sevmeli yürek
Öyle korkak öyle ürkek sevmek neye yarar
Yeter artık yeter
Bu aşk celladı insanlar aşkı tanısın aşkı bilsinler
Bir adam bir aşık nasıl severmiş görsünler
Aç kollarını aç sana geliyorum… Sana geliyorum
İstediği gibi yaşamadı ama
İstediği yerde öldü desinler

Dün akşam eve giderken
Sokakta taştan bir kalp buldum
Üzerinde adın yazılıydı
Hiç şaşırmadım

Kışlardan güneş
Karlardan ateş topladım
Ve bütün ölümleri erteledim
Bir sana dokunmak için

Ben ateşlere türkü dökerim
Yürek yangınlarına şiir
Kim bilir yalnızların acısını
Benim kadar kim bilir

Bilirsin
Rüzgara bıçak
Yağmura ateş
Buluta kurşun işlemez,

Toprak güneşin dilini bilir
Ağaç yağmurun
Ekmek ateşin
Çiçek rüzgârın
Ben de aşkın dilini bilirim ama
Âşıkların bana ters
Bıktım bu fotokopi aşklardan
Al bu yüreği
Bine böl bine kes
Sayende bayram etsin herke

Ben hayat yumağını
Sustum sabırla ördüm..
Oysa kısa ömrümde
Ben ne insanlar gördüm

Nasılsa
Bir talan faslıdır yaşadığımız
Akordu bozuk artık duyguların
Rehavet makamında bütün şarkılar
Nereye baksan
Taş yürek taş kapı taş duvar
Bırak yakamı ey hayat
Bırak yakamı
Bilirsin yakarım bir nefeste bu dünyayı
Bilirsin şairim
Bilirsin
Asilik ruhumuzda var

Yar olamadın
Ama
Yara yara kalbimi
Yara oldun içimde

Olur mu hiç vurup kırmak
Can bildiğin cana kıymak
Alev alev yanıyorsak
Ateş bizim kül bizimdir

Aşkımıza ödül diye
Yüreğimde taş bıraktın
Gidiyorken imza diye
Gözlerimde yaş bıraktın


BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ